reklam
reklam
Lens Medya Haber ALAPLI Yat tesisine bilirkişi "Hayır" dedi!

Yat tesisine bilirkişi "Hayır" dedi!

Zonguldak’'ın Alaplı İlçesi'nde yapılması planlanan yat tesisi projesiyle ilgili açılan davada önemli bir gelişme yaşandı. Mahkeme tarafından görevlendirilen bilirkişi heyeti, proje alanında yaptığı teknik inceleme ve değerlendirmeler sonucunda söz konusu bölgenin sel ve taşkın riski taşıdığını, aynı zamanda sulak alan niteliğinde olduğunu tespit etti. Hazırlanan raporda, bu özellikler nedeniyle yat tesisinin çevresel açıdan uygun olmadığı yönünde görüş bildirildi.

Okunma Süresi: 3 dk

SEL VE TAŞKIN RİSKİ ÖN PLANDA

Dava sürecinde mahkeme, alanın jeolojik, hidrolojik ve çevresel özelliklerinin bilimsel olarak incelenmesi amacıyla uzmanlardan oluşan bir bilirkişi heyeti görevlendirdi. Heyetin sahada yaptığı incelemeler ve ilgili kurum görüşleri doğrultusunda hazırlanan raporda, proje alanının sel ve taşkın riski bulunan bir bölgede yer aldığı belirtildi.

Raporda, özellikle yoğun yağış dönemlerinde su seviyesinin yükseldiği ve bölgenin su baskınlarına açık hale geldiği vurgulandı. Bu durumun hem tesisin güvenliği hem de çevredeki yerleşim alanları açısından risk oluşturabileceği ifade edildi. Olası bir taşkın durumunda can ve mal güvenliğinin tehlikeye girebileceği, kamu kaynaklarıyla yapılacak olası müdahalelerin de ayrı bir mali yük doğurabileceği kaydedildi.

Sulak Alan Özelliği Ekolojik Risk Taşıyor

Bilirkişi raporunda dikkat çeken bir diğer unsur ise alanın sulak alan niteliği taşıması oldu. Sulak alanların, doğal su döngüsünün korunmasında ve biyolojik çeşitliliğin sürdürülebilirliğinde kritik rol oynadığına işaret edildi. Bu tür alanların birçok canlı türü için yaşam alanı oluşturduğu, aynı zamanda taşkınların doğal şekilde dengelenmesine katkı sunduğu ifade edildi.

Raporda, yat tesisi gibi büyük ölçekli bir yatırımın bölgenin doğal yapısını bozabileceği, ekosisteme zarar verebileceği ve geri dönüşü zor çevresel tahribatlara yol açabileceği belirtildi. Dolgu, betonlaşma ve kıyı düzenlemeleri gibi müdahalelerin, sulak alanın işlevini kaybetmesine neden olabileceği vurgulandı.

ÇEVRE ENDİŞELERİ MAHKEMEYE TAŞINMIŞTI

Söz konusu projeye ilişkin çevresel kaygılar daha önce de kamuoyunda gündeme gelmişti. Bazı vatandaşlar ve çevre duyarlılığı bulunan sivil toplum temsilcileri, bölgenin doğal yapısının korunması gerektiğini savunarak projeye itiraz etmişti. Açılan dava ile birlikte konu yargıya taşınmış, mahkeme de teknik değerlendirme için bilirkişi incelemesi yapılmasına karar vermişti.

Hazırlanan bilirkişi raporunun, davanın seyrini doğrudan etkilemesi bekleniyor. Raporda yer alan teknik tespitler doğrultusunda mahkemenin nasıl bir karar vereceği merak konusu oldu.

NİHAİ KARAR BEKLENİYOR

Mahkemenin önümüzdeki süreçte bilirkişi raporunu esas alarak nihai kararını açıklaması bekleniyor. Eğer rapor doğrultusunda karar verilirse, yat tesisi projesinin mevcut haliyle hayata geçirilmesinin önünde ciddi bir hukuki engel oluşabileceği değerlendiriliyor.

Bölgedeki sel ve taşkın riski ile sulak alan statüsüne ilişkin tespitler, yalnızca bu projeyi değil, benzer yatırımların planlanma süreçlerini de yakından ilgilendiriyor. Uzmanlar, çevresel hassasiyet taşıyan alanlarda yapılacak her türlü yatırımın bilimsel veriler ışığında ve kamu yararı gözetilerek değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *