Okyanus Enerji Üretim İnşaat A.Ş. tarafından yürütülen proje için 8 Ocak 2026 tarihinde Yağmurca Köyü’nde halkın katılımı toplantısı düzenlendi. Ancak toplantının, projeden etkilenecek diğer köy muhtarlıklarına ve Devrek Belediyesi’ne resmi olarak bildirilmediği ortaya çıktı. Bu durum köylülerin tepkisine yol açtı.
Toplantıya Yağmurca Köyü’nün yanı sıra Adatepe, Kozluçay, Kozlugüney, Özbağı, Sarnaz ve Yeşilada köylerinden gelen vatandaşlar katıldı. Köylüler, toplantıdan tesadüfen haberdar olduklarını belirterek, ÇED Yönetmeliği’ne aykırı bir süreç işletildiğini savundu.
Muhtarlardan Ortak İtiraz
Adatepe Köyü Muhtarı Dursun Doruköz, projeden etkilenecek dört köy muhtarı adına söz alarak, kendilerine hiçbir resmi tebligat yapılmadığını söyledi. Doruköz, halkın bilgilendirilmediğini vurgulayarak toplantının usulsüz olduğunu belirtti ve resmi itiraz dilekçesini yetkililere sundu.
Toplantı sırasında ayrıca, projenin doğaya ve yaşam alanlarına vereceği zararları içeren 104 imzalı itiraz dilekçesi de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü yetkililerine teslim edildi.
“Sularımızı ve Topraklarımızı Şirketlere Teslim Etmeyeceğiz”
Çevre gönüllüleri adına konuşan emekli öğretmen Faik Mekik, HES projelerinin doğada geri dönüşü olmayan tahribatlara yol açtığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Sularımız, derelerimiz, tarım alanlarımız ve meralarımızı şirketlere teslim etmeyeceğiz. Bu projeler, bölgemizin ekosistemini, tarımını ve yaşamını yok edecek. HES’ler yarardan çok zarar getiriyor.”
Mekik, regülatörlerin yerleşim alanlarına çok yakın olduğunu, bazı yapıların göl alanı içinde kaldığını ve kamulaştırma, yerinden edilme gibi ciddi sosyal sorunların ÇED dosyasında yeterince ele alınmadığını dile getirdi.
ÇED Dosyasına Teknik ve Sosyal Eleştiriler
Köylüler ve çevre gönüllüleri, ÇED başvuru dosyasında ciddi eksiklikler bulunduğunu ifade etti. Yapılan itirazlarda öne çıkan başlıklar şu şekilde sıralandı:
Bolu Çayı (Devrek Çayı) üzerinde üç ayrı regülatör planlanması nedeniyle kümülatif etki değerlendirmesi yapılmaması
Can suyu miktarının mevsimsel ve ekolojik yeterliliğinin net biçimde ortaya konulmaması
Orman ve tarım arazilerinde geri dönüşü olmayan kayıplar yaşanma riski
Yerleşimlere çok yakın regülatör ve santral alanlarının mülkiyet hakkı ve yaşam alanı kaybı yaratması
Heyelan, taşkın ve deprem riski bulunan bir bölgede ayrıntılı afet senaryolarının hazırlanmamış olması
Flora-fauna çalışmaları ile jeolojik-jeoteknik etütlerin tamamlanmamış olması
Kırma-Eleme ve Beton Santrali Endişesi
Proje kapsamında kurulması planlanan kırma-eleme tesisi ve hazır beton santralinin yaratacağı toz, gürültü, trafik ve atık sorunları da köylülerin en büyük kaygıları arasında yer aldı. Yılda yaklaşık 112 bin tonluk kırma-eleme kapasitesine dikkat çekilirken, binlerce kamyonun köy yollarında yaratacağı tahribat ve kazalar gündeme getirildi.
Hazır beton santrallerinden kaynaklanabilecek toprak ve su kirliliği, olası sızıntılar ve atık alanlarının nerede kurulacağına ilişkin belirsizlikler de toplantıda sıkça dile getirildi.
Siyasi Destek ve Hukuki Süreç Vurgusu
Toplantıya destek amacıyla CHP Devrek İlçe Başkanı ve yöneticileri ile İYİ Parti temsilcileri de katıldı. Siyasi temsilciler, halkın yanında olduklarını belirterek, sürecin şeffaf ve hukuka uygun yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
Köylüler, ÇED sürecinin yönetmeliklere uygun şekilde yeniden başlatılmasını, halkın eksiksiz bilgilendirilmesini ve toplantının Devrek ilçe merkezinde yeniden yapılmasını talep etti. Aksi halde hukuki yollara başvurulacağı belirtildi.
“Bu Mücadeleden Vazgeçmeyeceğiz”
Yağmurca ve çevre köylerde yaşayan vatandaşlar, su kaynaklarını, tarım alanlarını ve yaşam alanlarını korumak için mücadeleyi sürdüreceklerini vurguladı. Yaşananlar, Zonguldak’ta çevre ve yaşam savunusunun yeni bir halkası olarak kayda geçti.