reklam
reklam
Lens Medya Haber KDZ. EREĞLİ 43 GÜN SONRA GÖMÜLÜ BULUNMUŞTU: DİNÇER ARSLAN DAVASINDA SANIKLAR BİRBİRİNİ SUÇLADI

43 GÜN SONRA GÖMÜLÜ BULUNMUŞTU: DİNÇER ARSLAN DAVASINDA SANIKLAR BİRBİRİNİ SUÇLADI

Zonguldak’ın Karadeniz Ereğli ilçesinde kaybolduktan 43 gün sonra Aktaş Tepesi mevkiinde gömülü halde bulunan 26 yaşındaki Dinçer Arslan’ın ölümüyle ilgili davanın ilk duruşması görüldü. Tutuklu sanıklar Abdül H.B. ve İsmail Ç., mahkemede verdikleri ifadelerde cinayeti işlemediklerini öne sürerek olayın sorumluluğunu birbirlerine yükledi.

Okunma Süresi: 5 dk

Zonguldak’ın Karadeniz Ereğli ilçesinde kaybolduktan 43 gün sonra Aktaş Tepesi mevkiinde gömülü halde bulunan 26 yaşındaki Dinçer Arslan’ın ölümüyle ilgili davada ilk duruşma yapıldı.

Karadeniz Ereğli Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuklu sanıklar Abdül H.B. ve İsmail Ç. katıldı. Mahkemede savunma yapan iki sanık da suçlamaları kabul etmedi. Sanıkların birbirlerini suçlaması duruşmaya damga vurdu.

Abdül H.B.: “İsmail saldırdı, ben ayırmaya çalıştım”

Mahkemede ifade veren tutuklu sanık Abdül H.B., olaydan yaklaşık bir hafta önce Dinçer Arslan’ın evinde kaldığını söyledi. Olay günü İsmail Ç. ile birlikte alkol aldıklarını anlatan B., daha sonra eşi tarafından Dinçer Arslan hakkında kendisine bazı şikayetlerde bulunulduğunu, ancak konunun kapatıldığını ifade etti.

Ardından Dinçer Arslan’ın evine gittiklerini ve burada alkol almaya devam ettiklerini belirten B., bir süre sonra Akçakoca’ya gitme konusunun gündeme geldiğini ancak Arslan’ın bunu kabul etmediğini anlattı.

B., evdeki sohbet sırasında İsmail Ç.’nin kız arkadaşının fotoğrafını gösterdiğini, Dinçer Arslan’ın ise “O sana bakmaz” şeklinde söz söylediğini öne sürdü. Bu sözler üzerine İsmail Ç.’nin sinirlendiğini iddia eden B., Ç.’nin Arslan’a saldırdığını söyledi.

Abdül H.B., İsmail Ç.’nin önce şişeyle vurmak istediğini, ardından yere düşen Dinçer Arslan’a yumruklarla saldırmaya devam ettiğini ileri sürdü. Kendisinin sürekli ayırmaya çalıştığını savunan B., İsmail Ç.’nin Dinçer Arslan’ın şuuru gidene kadar vurmaya devam ettiğini iddia etti.

“Beni, eşimi ve çocuğumu öldürmekle tehdit etti”

Abdül H.B., olaydan sonra Dinçer Arslan’ın kendine geldiğini gördüklerini ve evden ayrıldıklarını söyledi. Gece boyunca uyuyamadığını belirten B., sabah olunca eşiyle birlikte yeniden eve gittiklerini anlattı.

Eve girdiklerinde Dinçer Arslan’ın hayatını kaybettiğini gördüğünü ifade eden B., olay yerinden kaçmak istediğini ancak İsmail Ç.’nin kendisine silah çekerek tehdit ettiğini ileri sürdü.

B., mahkemedeki savunmasında, “Seni de, eşini de, çocuğunu da öldürürüm dedi. Bu yüzden korktum. Mecburen yardım etmek zorunda kaldım” ifadelerini kullandı.

Cesedin çuvallanması, taşınması ve gömülmesi işlemlerini İsmail Ç.’nin yaptığını öne süren Abdül H.B., kendisinin cesede dokunmadığını savundu. B., Dinçer Arslan’ın eşine yönelik herhangi bir sarkıntılıkta bulunmadığını da belirterek, “Rahmetli namuslu ve dürüst bir adamdı. Eşime yönelik herhangi bir davranışı olmadı” dedi.

İsmail Ç.: “Anlattıklarının tamamı yalan”

Duruşmada savunma yapan diğer tutuklu sanık İsmail Ç. ise Abdül H.B.’nin anlattıklarının tamamının yalan olduğunu söyledi. Dinçer Arslan’ı olay günü ilk kez gördüğünü belirten Ç., B.’nin cezaevi firarisi olduğu dönemde eşiyle birlikte yanına geldiğini ve kendisinde kalmak istediğini anlattı.

Geçmişte Abdül H.B. ile aralarında husumet bulunduğunu, ancak olaydan kısa süre önce barıştıklarını söyleyen Ç., B.’nin yanında “Lilika” olarak bilinen uyuşturucu madde bulunduğunu ve bunu kullandığını iddia etti.

İsmail Ç., olaydan bir gün sonra Abdül H.B.’nin kendisini alkol almaya çağırdığını, birlikte vakit geçirdiklerini ve daha sonra Dinçer Arslan’ın Gülüç’teki evine gittiklerini ifade etti. Arslan ile ilk kez burada tanıştığını belirten Ç., bir süre sonra evde gerginlik yaşandığını ve tuvalette bulunduğu sırada sesler duyduğunu söyledi.

“Dinçer Arslan’ı Abdül H.B. darp ediyordu”

Sesler üzerine salona geldiğini anlatan İsmail Ç., Abdül H.B.’nin Dinçer Arslan’ı darp ettiğini gördüğünü ileri sürdü. Ç., B.’nin “Benim karıma sarktı, bunu komalık edeceğim” diyerek saldırmaya devam ettiğini iddia etti.

Dinçer Arslan’ın kendisine karşılık vermediğini belirten Ç., buna rağmen Abdül H.B.’nin yumruk ve tekmelerle saldırısını sürdürdüğünü savundu. Ç., Dinçer Arslan’a su verdiğini ve bir süre sonra Arslan’ın kendine geldiğini söyledi.

İsmail Ç., daha sonra Abdül H.B.’nin Dinçer Arslan’a uçan tekme attığını ve yüzüne defalarca vurduğunu öne sürdü. Olay sonrasında evden ayrıldıklarını anlatan Ç., ertesi sabah kahvaltı sırasında Abdül H.B.’nin Dinçer Arslan’ın WhatsApp’a girmediğini söyleyerek tekrar eve gitmeyi teklif ettiğini ifade etti.

“Karakola gitmeyi teklif ettim, kabul etmedi”

İsmail Ç., birlikte yeniden eve gittiklerini, Abdül H.B.’nin camdan içeri girdiğini ve kısa süre sonra kapıyı açarak “Adam ölmüş” dediğini iddia etti.

Bunun üzerine karakola gitmeyi ve yaşananları anlatmayı teklif ettiğini söyleyen Ç., Abdül H.B.’nin bunu kabul etmediğini ve cesedi ortadan kaldırmak istediğini ileri sürdü.

Ç., cesedin yaklaşık iki gün evde kaldığını, daha sonra Dinçer Arslan’ın evinden alınan kürek ve kazmayla mezar kazıldığını iddia etti. Cesedin çuvala konularak Arslan’a ait aracın bagajına yerleştirildiğini belirten Ç., Aktaş Tepesi’ne gittiklerini ve burada mezarın Abdül H.B. ile eşi tarafından kazıldığını savundu.

İsmail Ç., kendisinin yalnızca olay yerinde bulunduğunu, cesede herhangi bir müdahalede bulunmadığını ileri sürdü.

Duruşma ertelendi

Mahkemede iki sanığın da cinayeti işlemediğini öne sürerek birbirini suçlaması dikkat çekti. Mahkeme heyeti, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi, tanıkların dinlenmesi ve delillerin değerlendirilmesi amacıyla duruşmayı 3 Temmuz 2026 tarihine erteledi.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *