İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, Ankaraspor ve Nazillispor’un bazı yöneticileri, teknik heyet üyeleri ve futbolcularının, spor müsabakasının sonucunu önceden belirlemeye yönelik bir anlaşma içerisinde hareket ettikleri ileri sürüldü. İddianamede Zonguldakspor Futbol Kulübü AŞ “suçtan zarar gören” sıfatıyla yer alırken, Ankaraspor ve Nazillispor ise “malen sorumlu” olarak gösterildi.
Savcılık tarafından hazırlanan iddianamede, kulüp başkanlarının maç öncesinde pazarlık yaptıklarına ilişkin telefon görüşmelerinin HTS kayıtlarıyla belgelendiği vurgulandı.
Dosyada yer alan mesajlaşmalarda, şüpheli Hasan Güney’in, Nazilli Belediyespor Başkanı Şahin Kaya ile yaptığı yazışmalarda “Her yerde konuşuyormuşsun ben maçı bağladım aradım diye, böyle şeyler söyleme dayı” ifadelerini kullandığına dikkat çekildi. Bu mesajın, şike anlaşmasının varlığına işaret eden önemli delillerden biri olduğu kaydedildi.
İddianamede, Nazilli Belediyespor Başkanı Şahin Kaya ile Hasan Güney arasında maçın berabere bitmesi yönünde bir anlaşma sağlandığı, bu süreçte Abdurrahman Karataş’ın aracı rol üstlendiği belirtildi. Ankaraspor Kulüp Başkanı Mehmet Emin Katipoğlu ile iletişimin de bu aracı üzerinden kurulduğu, tarafların telefon numaralarının paylaşılmasının ardından doğrudan görüşmeler yaptığı ifade edildi. Maçın ardından Hasan Güney’in Mehmet Emin Katipoğlu’na “hayırlı olsun” mesajı gönderdiği, bu mesajın ekran görüntüsünün de Şahin Kaya’ya iletildiği iddianamede yer aldı.
Savcılık, dijital materyaller, mesajlaşma kayıtları ve HTS verilerinin birlikte değerlendirildiğinde, maç öncesinde skorun belirlenmesine yönelik açık bir irade birliğinin ortaya çıktığını belirtti. Bu kapsamda, şüphelilerin “şike anlaşmasının varlığını bilerek spor müsabakasının anlaşma doğrultusunda sonuçlanmasına katkıda bulunmak” suçunu işledikleri ileri sürüldü. Ayrıca, sanıklar hakkında spor müsabakalarını seyirden yasaklama tedbirinin uygulanması da talep edildi.
Bilirkişi raporları ise iddianamede önemli bir yer tuttu. Raporda, söz konusu maçın olağan dışı bir şekilde oynandığına dikkat çekildi. Her iki takımın da baskı kurmaktan kaçındığı, gol arayışının son derece sınırlı olduğu, oyunun büyük bölümünde zaman geçirmek amacıyla geri pasların tercih edildiği belirtildi. Teknik direktörlerin alışılmışın dışında kadro tercihleri yaptığına vurgu yapılırken, maçın 88. dakikasında yaşanan bir pozisyonda Nazilli Belediyesporlu Tibet Öniz’in tehlike yaratabilecek bir atakta topu kaybetmesine rağmen topu geri kazanmak için çaba göstermemesi dikkat çekici bulundu. Bu duruma Ankarasporlu bazı futbolcuların sahada tepki gösterdiği de rapora yansıdı.
İddianamede, şike anlaşmasının her iki kulüp açısından da somut menfaat sağladığı ifade edildi. Golsüz beraberlik sonucunda Ankaraspor’un play-off’a kalarak bir üst lige çıkma şansı elde ettiği, Nazilli Belediyespor’un ise ligde kalmasının kesinleştiği belirtildi. Bu sonuçla birlikte Zonguldakspor’un küme düşmesinin matematiksel olarak kesinleştiği ve bu nedenle kulübün dosyada “suçtan zarar gören” olarak yer aldığı aktarıldı.
Savcılık, şike anlaşmasının yalnızca kulüp başkanlarıyla sınırlı kalmadığını, bu anlaşmanın teknik heyet ve futbolculara da aktarıldığını ileri sürdü. Teknik ekiplerin ve sahaya çıkan oyuncuların, maçın seyrine bilinçli şekilde müdahale etmeyerek suça iştirak ettikleri iddia edildi. Maçta forma giymeyen ancak müsabaka kadrosunda yer alan futbolcuların da anlaşmadan haberdar olduklarının değerlendirildiği kaydedildi.
Hazırlanan iddianame İstanbul 3. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Dosyada, Ankaraspor Kulüp Sahibi Ahmet Okatan, Ankaraspor Kulüp Başkanı Mehmet Emin Katipoğlu, Ankaraspor Teknik Sorumlusu Volkan Erten, Nazilli Belediyespor Başkanı Şahin Kaya ve Nazilli Belediyespor Antrenörü Gürhan Sönmez’in de aralarında bulunduğu 5’i tutuklu toplam 52 şüpheli yer aldı.
Savcılık mütalaasında, şüpheliler Şahin Kaya ve Mehmet Emin Katipoğlu’nun “şike” suçundan 1 yıl 6 aydan 4 yıl 6 aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılmaları talep edildi.
Ahmet Okatan, Volkan Erten, Gürhan Sönmez ve diğer şüpheliler hakkında ise 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ile birlikte 20 bin güne kadar adli para cezası istendi. Davanın ilerleyen duruşmalarında, Türk futbolunu yakından ilgilendiren bu iddiaların yargı önünde tüm yönleriyle ele alınması bekleniyor.