Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) uzun yıllardır görev yapan Av. Merve Kır Müftüoğlu'nun partisinden istifa ettiğini açıklayarak anahtar partisinin ise çalışmalarına devam edeceğini söyledi.
Merve Kır Müftüoğlu'nun açıklaması şöyle:
"Kamuoyuna saygıyla duyururum ki, bir değerlendirme sürecinin ardından 20li yaşlarımdan itibaren siyaset yaptığım Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden istifa etme kararı almış bulunuyorum. Daha iyi bir Türkiye için siyaset yaparken omuzlarımızın, alın terimizin, emeklerimizin birbirine karıştığı arkadaşlarıma bir veda değil benimkisi. Ülkemizin geleceğine faydası olacağını düşündüğüm bir yol değişikliği
Bu kararın gerekçelerini sizlere uzun uzun anlatabilirdim ve çoğu konuda bana katılabilirdiniz fakat ben geçmişin değil geleceğin konuşulmasını, siyasi analizlerin değil geleceğin planlanmasının Türk milleti için en saygın yol olduğunu düşünüyorum.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu iradesini ve siyasal ufkunu belirleyen Mustafa Kemal Atatürk’ün ortaya koyduğu devlet anlayışı; benim için değişen koşullara göre esnetilebilecek bir referans değil, siyasi duruşun temel ölçüsüdür. Cumhuriyetin niteliklerine, akla ve bilime dayalı yönetim ilkesine olan bağlılığım, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da siyasi tutumumun belirleyici unsuru olmaya devam edecektir.
Maalesef ki günümüzde Türkiye’de siyaset kısır bir döngünün içerisine girmiş durumda.
Oysa Türkiye’nin ihtiyacı, içine sıkıştığı kısır tartışmaları aşacak; kısa vadeli tartışmalarla vakit kaybetmeyen, net bir yön ve kararlılık ortaya koyan bir siyasi iradedir.
Siyaset geçmişe takılanların değil geleceği inşaa edenlerin işi olmalıdır. Bugünlerde cumhuriyeti kuran fikrin, anayasamızın, Türk milletine hediye edilen üniter yapının muhafaza edilmesi için verilmesi gereken mücadele bana göre yüz yıl önce verilenle aynı mücadeledir.
Cumhuriyet’in, Türk milletinin güçlü yarınları, nice yüzyıllar boyunca sürecek varlığı ve çocuklarımızın fırsat eşitliği için hep var olması gerekmektedir.
Bugüne kadar hep, sahip olması gereken imkanlara sahip olamamış milletimize, milletimizin her bir ferdine borçlu olduğumu düşündüm ve siyasi hayatımı ona göre yaşadım.
Rahatlıkla söyleyebilirim ki, Türk milletinin geleceğine dair sorumluluk bilinci taşıyan, çözüm üretme kapasitesi yüksek bir siyasetin güçlenmesi gerekmektedir.
Bu değerlendirmeler ışığında, bulduğumdan daha güzel bir memleket bırakabilmek sorumluluğuyla siyasete başladığım o ilk günkü coşkumla, siyasi mücadelemi Türkiye’mize yeni bir umut olabileceğini düşündüğüm Anahtar Parti çatısı altında sürdürme kararı aldım.
Anahtar Parti’nin ortaya koyduğu siyasi iddianın, ülkemizin ihtiyaç duyduğu kararlılığı ve netliği temsil ettiğine inanıyorum.
Türk milleti için, Atatürk’ün muasır medeniyet hedefini Cumhuriyet’in 2.yüzyılında bugüne kadar olduğu gibi bundan sonar da taşıyacağıma ve bu uğurda mücadele etmeye devam edeceğime söz veriyorum.
Yaşasın cumhuriyet. Güçlü devleti ile yaşasın Türk millet ilelebet."