reklam
reklam
Lens Medya Haber ZONGULDAK Acılı aile isyan etti, sanık avukatı salonu terk etti!

Acılı aile isyan etti, sanık avukatı salonu terk etti!

Zonguldak’ın Kilimli ilçesinde iki madencinin hayatını kaybettiği göçük faciasına ilişkin davanın ikinci duruşmasında gerginlik yaşandı. Sanık avukatı salonu terk ederken, mahkeme duruşmayı 24 Aralık 2026’ya erteledi. Adliye çıkışında konuşan madenci babası Fahri Oruçoğlu, “Cumhurbaşkanı beni aradı, başsağlığı diledi, ‘ilgileneceğiz’ dedi ama o günden sonra bir gün ilgilenmedi” sözleriyle tepkisini dile getirdi.

Okunma Süresi: 5 dk

 

Zonguldak’ın Kilimli ilçesine bağlı Gelik beldesindeki özel bir maden ocağında geçtiğimiz şubat ayında meydana gelen, Veysel Oruçoğlu (46) ile Ziya Kiret’in (60) yaşamını yitirdiği göçüğe ilişkin davanın ikinci duruşması görüldü.

Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde “taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçlamasıyla görülen duruşmaya tutuksuz sanıklar Halil D., Tevfik A. ve Ersin E., taraf avukatları ile hayatını kaybeden madencilerin aileleri katıldı.

Sanıkların savunmalarının ve bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının gündeme geldiği duruşmada, avukatlar arasında başlayan tartışma gerginliğe neden oldu.

SANIK AVUKATI SALONU TERK ETTİ

Duruşmanın başında katılan avukatı ile sanık avukatı arasında sözlü tartışma çıktı. Mahkeme başkanı, tarafları davaya odaklanmaları konusunda uyardı.

Uyarının ardından savunma hakkının kısıtlandığını ileri süren sanık avukatı, duruşma salonunu terk etti.

ÖNCEKİ SAVUNMASINI DEĞİŞTİRDİ: “İŞLETME BENİM ÜZERİME”

Önceki duruşmada maden ocağının kendisine ait olmadığını savunan tutuksuz sanık Halil D., bu kez işletmenin kendi üzerine olduğunu kabul etti.

İki beyanı arasındaki çelişkinin sorulması üzerine Halil D., önceki celsede avukatının salonu terk etmesi nedeniyle ruh halinin bozulduğunu ileri sürdü. Sanık, ocağın sahibi olduğunu o duruşmada bu nedenle söyleyemediğini savundu.

SANIKLARDAN BİLİRKİŞİ RAPORUNA İTİRAZ

Daimi nezaretçi ve iş güvenliği uzmanı tutuksuz sanık Ersin E., kazadan önceki bir tarihte sehven sözleşme sonlandırma işlemi yaptığını öne sürdü. Ersin E., yeni bilirkişi raporu hazırlanmasını ve hakkındaki adli kontrol hükümlerinin kaldırılmasını talep etti.

Diğer tutuksuz sanık Tevfik A. ise kazadan yaklaşık iki hafta önce madendeki görevinden ayrıldığını belirterek mevcut bilirkişi raporuna itiraz etti.

Mahkeme heyeti, Ersin E. hakkındaki adli kontrol hükümlerinin devamına karar verdi. Yeni bilirkişi raporu talebinin değerlendirilmesi ve dosyadaki eksikliklerin tamamlanması için duruşma 24 Aralık 2026 tarihine ertelendi.

DURUŞMA SONRASI AİLELERDEN TEPKİ

Duruşmanın ertelenmesinin ardından adliye koridorlarında ve bina önünde gerginlik yaşandı. Hayatını kaybeden madencilerin yakınları, polis ekipleri tarafından adliye binasının dışına çıkarıldı.

Adliye çıkışında açıklama yapan aileler, yargılama sürecine ve sanıkların tutuksuz yargılanmasına tepki gösterdi. Yakınlarının çalışma koşullarına ilişkin iddialarını da dile getiren aileler, sorumluların hesap vermesini istedi.

“BEŞ TANE CANI MI VARDI BU ADAMIN?”

Göçükte yaşamını yitiren Ziya Kiret’in eşi Şafak Kiret, eşinin ocakta şef olarak görev yaptığını ancak farklı çalışanların sorumluluğundaki işleri de üstlenmek zorunda bırakıldığını öne sürdü.

Kiret, eşinin şefliğin yanı sıra ağaç biçme, iş organizasyonu ve diğer çalışanlara yardım etme gibi birçok işi yaptığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Şefliği yapıyor, hızarcılığı yapıyor, mühendisin görevini yapıyor, çalışanlarına yardım ediyor, sırası geliyor patronun görevini de yapıyor. Beş tane canı mı vardı bu adamın? En son canını aldılar.”

Eşinin hafta sonu tatilinde de çalıştırıldığını savunan Kiret, bu hususların yargılamada dikkate alınmasını istedi.

“ÖNCE ‘EMANETİSİNİZ’ DEDİ, SONRA ‘GİRMESEYDİ’”

Şafak Kiret, açıklamasında Hüseyin Bektaş ile arasında geçtiğini ileri sürdüğü konuşmaya da yer verdi. Bektaş’ın önce eşini yakın arkadaşı olarak tanımladığını ve aileye sahip çıkacağını söylediğini belirten Kiret, daha sonra kendisine “Girmeseydi” diye karşılık verdiğini iddia etti.

Kiret, tepkisini şu sözlerle dile getirdi:

“İlk önce ‘O benim kanka arkadaşım’ dedi, ben böyle deyince ‘Siz bana emanetisiniz’ dedi, sonra neye çevirdi, ‘Girmeseydi’. Hafta sonu tatil gününde çalıştırıldılar.”

Göçük sonrasındaki çalışmalara oğlunun da katıldığını anlatan Kiret, sanıkların tutuksuz yargılanmasına tepki göstererek, “Hepsi geziyor dışarıda. Kankasıydı, kardeşiydi, ne oldu şimdi?” dedi.

ACI LI BABADAN AĞIR İDDİALAR

Hayatını kaybeden Veysel Oruçoğlu’nun babası Fahri Oruçoğlu ise aynı maden ocağında 20 yılda 14 kişinin yaşamını yitirdiğini iddia etti.

Facianın ardından ocaktaki üretimin devam ettiğini ve hayatını kaybeden işçilerin içeride kalan maaşlarının ödenmediğini öne süren Oruçoğlu, şöyle konuştu:

“Millet burada canıyla boğuşuyor. 20 senede 14 tane ölü var bu ocakta. İnsanlarımızı cumartesi, pazar çalıştırdılar. Sekiz buçuk saat canlı kaldı çocuk. Adalet Bakanlığına dilekçe yazacağım.”

Oruçoğlu, oğlunun ölümünün üzerinden aylar geçtiğini belirterek, “Çocuğumun maaşını vermedi daha, ölenlerin maaşını vermediler, içeride duruyor maaşları. Nasıl bir adalet?” sözleriyle tepkisini sürdürdü.

“CUMHURBAŞKANI ARADI AMA SONRASINDA İLGİLENMEDİ”

Fahri Oruçoğlu, Cumhurbaşkanı’nın facianın ardından kendisini telefonla arayarak başsağlığı dilediğini söyledi. Görüşmede kendisine konuyla ilgilenileceğinin ifade edildiğini aktaran Oruçoğlu, sonraki süreçte beklediği ilgiyi göremediğini belirtti.

Oruçoğlu, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Cumhurbaşkanı beni aradı, başsağlığı diledi, ‘ilgileneceğiz’ dedi ama o günden sonra bir gün ilgilenmedi, Adalet Bakanı ilgilenmedi.”

MAL VARLIĞI DEVRİ İDDİASINI DA GÜNDEME GETİRDİ

Fahri Oruçoğlu, açıklamasının devamında işletmenin sahipliği ve mal varlığına ilişkin iddialarda da bulundu. Ocağın kâğıt üzerindeki sahipliğinin ölüm olayından kısa süre önce değiştiğini ileri süren Oruçoğlu, facianın ardından mal varlıklarının kardeşlere devredildiğini ve bazı taşınmazların satıldığını iddia etti.

Bu iddiaları Adalet Bakanlığı’na yazacağı dilekçede gündeme getireceğini belirten Oruçoğlu, oğlunun ölümüyle ilgili sorumluların hesap vermesini istedi.

İki madencinin hayatını kaybettiği göçüğe ilişkin yargılama, 24 Aralık 2026’daki duruşmayla devam edecek.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *