. Kamu görevlilerinin yargılandığı dosyada cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Mütalaada, 6 Milli Eğitim çalışanı kamu görevlisi hakkında zincirleme şekilde görevi kötüye kullanma suçundan ayrı ayrı 3 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi.
Duruşma Zonguldak 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nde Görüldü
Zonguldak 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, sanıklardan M.S. ile birlikte diğer 5 sanığın avukatları, kazada yaşamını yitiren 16 yaşındaki Büşra Akın’ın ailesi ve kazada yaralanan öğrenciler katıldı. Duruşmada taraflara söz verilirken, savcılık makamı mütalaasını mahkemeye sundu.
Baba Akın: “Yıllardır Yapılan Şikâyetler Göz Ardı Edildi”
Duruşmada söz alan Büşra Akın’ın babası Yücel Akın, önceki beyanlarını ve bilirkişi raporlarına ilişkin itirazlarını yineledi. Son bilirkişi raporunun sanıkların kusuru bulunmadığı yönündeki görüşünü kabul etmediğini belirten Akın, şunları söyledi:
“Dosyanın geldiği aşamada tüm kapsam birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların yıllardır yapılan şikâyetleri göz ardı ederek ihmal gösterdikleri ve bu kazanın meydana gelmesinde başlıca etken oldukları açıktır. Kaza sonrasında olay yerinde oto korkuluk yapılmıştır. Eğer gerekli değilse, neden kazadan sonra yapıldı? Bu durum dahi sanık savunmalarına itibar edilemeyeceğini göstermektedir.”
Yücel Akın, raporu düzenleyen bilirkişiler hakkında suç duyurusunda bulunulmasını, kaza öncesinde servis aracını denetleyen görevliler yönünden ise resmi belgede sahtecilik şüphesi bulunduğunu ifade ederek bu konuda da başvuru yapacağını söyledi. Akın, sanık eylemlerinin esasen ölüme neden olma suçunu oluşturduğunu belirterek, sanıkların ayrı ayrı cezalandırılmalarını talep etti.
Anne Akın: “Kızımın Mezuniyet Gururunu Yaşayamadık”
Acılı anne Oya Akın ise duygu yüklü konuşmasında, ihmaller zinciri nedeniyle evladını kaybettiğini vurguladı. Akın, “Bu yıl okullar mezuniyet verirken biz bu gururu yaşayamadık. Görevini doğru yapmayan insanlar yüzünden çocuğum hayatını kaybetti. Evladımın kokusunu özledim. Bu kişilerin serbestçe dışarıda dolaşmalarını istemiyorum. Cezalandırılmalarını talep ediyorum” dedi.
Sanık Savunmaları: “Görevim Yoktu”
Sanıklardan Mustafa S., önceki savunmalarını tekrar ederek, ihale ve araç denetimiyle ilgili herhangi bir görevinin bulunmadığını ileri sürdü. Mustafa S., “Olayla ilgili ihale ve araç denetimine dair bir sorumluluğum yoktur. Daha önce ayrıntılı savunma yapmıştım. Beraatimi, aksi kanaatte olunursa lehime olan hükümlerin uygulanmasını talep ederim” ifadelerini kullandı.
Savcılık Mütalaası: Denetim ve Belge Kontrolü Yapılmadı
Cumhuriyet savcısı, esas hakkındaki mütalaasında Milli Eğitim bünyesinde görev yapan 6 sanığın sorumluluklarını tek tek değerlendirdi. Mütalaada;
- Mustafa Y., Mustafa S. ve Kadir B.’nin, sözleşme imzalanmadan önce ibraz edilen belgelerde yapılması gereken kontrolleri yapmadıkları,
- Ender B., Emre K. ve Mehmet K.’nin ise araç ve sürücünün günlük denetimini gerçekleştirmedikleri, belgelerin geçerlilik ve uygunluk kontrollerini yapmadıkları,
belirtildi. Bu fiillerin, kasten görevin gereklerine aykırı hareket kapsamında değerlendirildiği vurgulandı.
Savcılık, geçerlilik süresi dolmuş sürücü belgesi, yaş şartlarını taşımayan sürücü Fikret B. ve periyodik muayenesi yapılmamış araçla öğrenci taşınmasına göz yumulduğunu belirterek, denetim eksikliklerinin ölüm ve yaralanmalarla sonuçlanan kazaya neden olduğunu ifade etti. Bu nedenle sanıklar hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği kaydedildi.
Karayolları Şefi Hakkında Beraat Talebi
Mütalaada, kaza yerinde oto korkuluk bulunmamasının kusur sayılmayacağına dikkat çekildi. Trafik tespit tutanağında “kazaya etken yol sorunu yoktur” tespitinin yer aldığı, “Trafik Kazalarında Yol Kusurları” konulu genelgede de oto korkuluk yapılmamasının kusur olarak değerlendirilmediği hatırlatıldı. Bu gerekçelerle Karayolları Şefi Serkan A. hakkında kusur bulunmadığı belirtilerek beraat talep edildi.
6 Sanık İçin Hapis İstemi
Savcılık, Mustafa S., Emre K., Ender B., Mehmet K., Kadir B. ve Mustafa Y. hakkında “zincirleme şekilde görevi kötüye kullanma” suçundan ayrı ayrı 3 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep etti.
Mahkeme, tarafların savcılık mütalaasına karşı beyanda bulunmak üzere süre talep etmesi üzerine duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.