Geçtiğimiz günlerde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişlerinin TTK’ya bağlı Karadon, Kozlu ve Üzülmez müesseselerinde gerçekleştirdiği denetimler sonucunda; havalandırma, su tahliyesi ve insan nakli gibi kritik sistemlerde "yedek enerji kaynağı bulunmadığı" gerekçesiyle iş durdurma raporu verilmesi kentte yankı uyandırmıştı.
Konuyla ilgili yazılı bir açıklama yayımlayan EMEP Zonguldak İl Başkanı Ateş Türeli, açıklamasında TTK Genel Müdürlüğü’nün teknik eksiklikleri gidermek yerine konuyu önemsizleştirmeye çalıştığını iddia etti.
Söz konusu eksikliklerin Mayıs 2025 tarihinden bu yana bilindiğini öne süren Türeli, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
"Türkiye Taşkömürü Kurumu’na (TTK) bağlı Karadon, Kozlu ve Üzülmez müesseselerinde yapılan denetimlerde ortaya çıkan tablo, maden işçisinin can güvenliğinin nasıl bir vurdumduymazlıkla karşı karşıya olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişlerinin; havalandırma, su tahliyesi ve insan nakli gibi hayati sistemlerde 'yedek enerji kaynağı bulunmadığı' gerekçesiyle verdiği iş durdurma raporu, bir teknik eksiklik değil, açık bir cinayete davetiyedir.
'Kaza Değil, Cinayet Hazırlığı!'
TTK Genel Müdürlüğü’nün, Mayıs 2025’ten bu yana bilinen bu eksiklikleri gidermek yerine 'yorum farkı' diyerek geçiştirmesi kabul edilemez. Yer altındaki binlerce işçinin hayatını koruyacak olan havalandırma sisteminin durması, bir 'yorum' meselesi değil; grizu patlamasına, zehirlenmelere ve toplu katliamlara kapı aralamaktır. Amasra’da, Soma’da, Ermenek’te yaşanan acıların temelinde tam da bu "bir şey olmaz"cı ve maliyeti canın önünde tutan zihniyet yatmaktadır.
Emek Partisi olarak uyarıyoruz:
Sorumlular Hesap Vermelidir: 2025 yılından bu yana uyarıları dikkate almayan, iş güvenliği önlemlerini 'bürokratik bir detay' gibi gören TTK yönetimi ve ilgili Bakanlık yetkilileri derhal soruşturulmalıdır.
Önce Güvenlik, Sonra Üretim: TTK stratejik bir kurumdur ancak hiçbir kömür rezervi, bir tek maden işçisinin tırnağından daha değerli değildir. Eksiklikler kağıt üzerinde değil, sahada tam teşekküllü olarak giderilene kadar işçilerin çalışmaya zorlanması suçtur.
Denetim İşçilerde , Maden Mühendisleri Odası ve yetkili mercilerde olmalıdır ;Madenlerde gerçek denetim ancak işçilerin ve sendikanın üretimden gelen gücünü kullanarak, çalışma koşullarını bizzat denetlediği bir mekanizmayla mümkündür.
İş durdurma kararı bir engel değil, işçinin yaşam hakkını koruma girişimidir. Hükümeti ve TTK yönetimini 'yorum' yapmayı bırakıp, madenleri uluslararası güvenlik standartlarına ve bilim kurallarına uygun hale getirmeye çağırıyoruz.
İhmallerin hesabı sorulacaktır!"