Zonguldak-Kozlu-Ereğli-İstanbul karayolu aksında, deniz kenarında bulunan ve 1945-2008 yılları arasında Zonguldak Merkez ve Kozlu belediyeleri tarafından toplanan katı atıkların 102 bin metrekarelik alanda vahşi depolama yöntemiyle biriktirildiği saha, bir kez daha gündeme taşındı. Platform üyeleri, yıllar içinde katman katman biriken atıkların her fırtına ve dalgalı havada denize sürüklendiğini, rüzgârın etkisiyle de kumsal ve plajlarda biriktiğini vurguladı.
Balkaya Sahili’nde Çevre Seferberliği
“Doğamıza, denizimize ve geleceğimize sahip çıkıyoruz” mesajıyla özellikle Balkaya Sahili’nde yaşanan çöp sorununa dikkat çekmek amacıyla düzenlenen etkinliğe çok sayıda isim katıldı.
Etkinlikte Tahsin Erdem, Devrim Dural, Nazmi Özden, Merve Arslan, Levent Yağcıoğlu, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda vatandaş yer aldı.
“Tıbbi Atıklar Sahile Kadar Ulaşıyor”
Açıklamada söz alan Zonguldak TEMA eski İl Temsilcisi Berran Aydan, sorunun boyutlarını detaylarıyla anlattı.
Aydan, 2008 yılından itibaren sahada katı atık depolanmasının durdurulduğunu ancak yıllarca biriken atıkların hâlâ ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirtti. İçerisinde tıbbi atıklar, plastikler ve çeşitli zararlı maddelerin bulunduğu tonlarca çöpün, her fırtınada dalgalar tarafından denize taşındığını ifade eden Aydan, özellikle Kozlu sahilinde kullanılmış serum setleri ve enjektörlere sıkça rastlandığını söyledi.
Balıkçıların ağlarından balık yerine çöp çıktığını dile getiren çevre gönüllüleri, denizin yayıcı etkisi nedeniyle sorunun yalnızca yerel değil, bölgesel bir çevre ve halk sağlığı tehdidine dönüştüğünü vurguladı.
Metan Gazı ve Patlama Riski
Platform üyeleri, sahada yıllar boyunca biriken metan gazına da dikkat çekti. Çöp depolama alanının karşısında benzin istasyonlarının bulunduğunu hatırlatan gönüllüler, patlayıcı özelliğe sahip metan gazının ayrı bir risk unsuru oluşturduğunu belirtti.
Ayrıca bölgede biriken maden artıkları ve üzeri kapatılmak için kullanılan malzemeler nedeniyle ciddi bir “ısı adacığı” oluştuğu ifade edildi. Bu durumun, şehirlerin küresel ısınmaya etkisini artırdığına dikkat çekildi. Çatalağzı ve Muslu’daki termik santrallerin yüzey ısısını artırdığı yönündeki bilimsel değerlendirmeler de hatırlatıldı.
Uluslararası Sözleşmeye Aykırılık Vurgusu
Aydan, Türkiye’nin 1992 yılında Bükreş’te imzaladığı Karadeniz’in Kirliliğe Karşı Korunması Sözleşmesi ile uluslararası sorumluluk altına girdiğini belirterek, mevcut çöp depolama sahasının bu sözleşmenin hükümleriyle çeliştiğini ifade etti.
Geçmiş yıllarda Kozlu sahilinde belediye, özel idare ve çeşitli sivil toplum kuruluşları tarafından temizlik çalışmaları yapıldığını ancak bunların kalıcı çözüm üretmediğini dile getiren platform temsilcileri, yapılan çalışmaları “geçici pansuman” olarak nitelendirdi.
“Anayasal Hakkımızı İstiyoruz”
Platform adına yapılan çağrıda, başta Çevre ve Şehircilik Bakanlığı olmak üzere belediyeler ve tüm siyasi parti temsilcilerine seslenilerek şu talep dile getirildi:
“Artık yeter! Sahillerimiz çöplük değil, yaşam alanımızdır. Mevcut atıkların denizle bağlantısının kesilmesine yönelik bir proje en kısa sürede hazırlanmalı ve tüm imkânlar zorlanarak uygulamaya konulmalıdır. Anayasa’nın 56. maddesinde güvence altına alınan temiz ve sağlıklı bir çevrede yaşama hakkımızı istiyoruz. Bu bizim en doğal hakkımızdır.”