reklam
reklam
Lens Medya Haber ZONGULDAK Ergin Özkul Yazdı: İki yüzlülüğü görmek istemiyorlar!

Ergin Özkul Yazdı: İki yüzlülüğü görmek istemiyorlar!

Zonguldak günlerdir tek bir videoyu konuşuyor. Ama aslında konuşulan bir video değil; siyasetin ikiyüzlü dili, kibri ve hesapçılığı.

Okunma Süresi: 3 dk

Üst geçit yapımıyla ilgili bir toplantıda, Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem ile AK Parti İl Başkanı Mustafa Çağlayan’ın bir araya geldiği ve Tahsin Erdem’in “Burada ne işin var Mustafa?” diyerek masayı dağıttığı o görüntüler…
Evet, o video.

Ve altını özellikle çiziyorum!
Bu video ilk kez Lens Medya Haber tarafından yayınlandı.

Şimdi ortalıkta dolaşan bir iddia var!
“Video AK Parti tarafından servis edildi.”
Bu iddia tamamen yalandır.

Çünkü bu video, birçok gazetecinin elinde olmasına rağmen günlerdir yayınlanmadı.
Neden?
Çünkü Mustafa Çağlayan yayınlanmasını istemedi.

Şimdi bazı çevreler çıkmış diyor ki,
“AK Parti İl Başkanı’nın orada ne işi var?”

Peki ben de soruyorum:
CHP İl Başkanı Devri Dural’ın orada ne işi vardı?

Eğer birinin orada bulunması yanlışsa, bu yanlış herkes için geçerlidir.
Ama mesele bu değil.

Asıl mesele şu,
Diyelim ki Mustafa Çağlayan’ın orada olması yanlıştı…
Bu, Tahsin Erdem’in sokak kabadayısı gibi davranmasını haklı mı kılar?

Bir belediye başkanı, bir toplantıda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Zonguldak'taki temsilcilerinden birine bu üslupla konuşabilir mi?
Kameralar yokken racon kesip, kameralar varken “birlik, beraberlik, barış” nutukları atmak hangi siyasetin ürünüdür?

Tahsin Erdem’in bu tavrı bir ilk değil.
Kendisi belli ki sokak jargonunu seviyor.

Ama insan ister istemez şunu soruyor!
Keşke bu “racon”u, Ozan Varol belediyeyi basıp kendisini tehdit ettiği zaman da gösterebilseydi.

Orada sessizlik, burada kabadayılık…
Bu mu tutarlılık?

Video bir servis ürünü değil, bir tesadüfün sonucudur.

Kozlu’dan bir arkadaş beni ziyarete geldi.
Gündem malum… Sohbet döndü dolaştı günlerdir köşe yazılarına konu olan o meşhur cümleye geldi:
“Burada ne işin var Mustafa?”

Kendisine sordum:
“Ne düşünüyorsun bu söz hakkında?”

Aldığım cevap şuydu…
“Böyle bir üslup olur mu? Sen videoyu izlemedin mi?”

İzlemediğimi söyledim.
“Bende video var, izle” dedi.

İzlediğimde şunu net gördüm:
Tahsin Erdem’in kameralar önündeki haliyle, kamera arkasındaki hali aynı kişi değildi.

Barıştan, kardeşlikten, uzlaşıdan bahseden bir belediye başkanının, birkaç saniye içinde nasıl başka bir karaktere büründüğünü gördüm.

“Bu video neden haber olmadı?” diye sordum.
Cevap netti:
“Mustafa Çağlayan istemedi.”

Ben de şunu söyledim:
“Videoyu bana at. Ben haber yaparken kimseden icazet almam. Haberi ben yaparım”

Ve o video ilk kez Lens Medya Haber’de yayınlandı ve bu konu haber oldu.

Video yayınlandıktan yaklaşık 12 saat sonra, “Nasıl olsa olan oldu” diyen bazı gazeteci arkadaşlar da ellerindeki görüntüleri paylaşmaya başladı.

Ve video Zonguldak’ta gündem oldu.

Sonra ne oldu?
Birileri çıktı dedi ki,
“Bu videoyu yayınlayanlar barış istemiyor.”
“Kaos yaratılmak isteniyor.”

Bu lafları edenlerin ya aklıyla problemi vardır ya da kamuoyunu aptal sanıyordur.

Siz kavga edeceksiniz, racon keseceksiniz, kibir sergileyeceksiniz…
Ama bunu halka gösteren gazeteci kaosçu olacak, öyle mi?

Bu şehirde ne zaman bir yanlış yazılsa,
Basın suçlu ilan ediliyor.

İl Özel İdaresi’ndeki torpil iddialarını yazarız, “Basın kaos istiyor.”

Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem’in kibirli ve racon kesen hallerini gösteririz, “Basın barış düşmanı.”

Siz siyasetçiler, sizin hiç mi suçunuz yok?
Hep mi gazeteci problemli?

Siyasetçiler önce şunu öğrenecek:
Kaypak olmayacak.
İkiyüzlü olmayacak.
Bugün söylediğini iki gün sonra “Ben öyle demek istemedim” diye inkâr etmeyecek.
Mert olacak.

Ama ne yazık ki Zonguldak’ta,
Gerçekler konuşuldukça algı operasyonları hız kesmeden devam ediyor.

Bizim görevimiz net!
Olanı olduğu gibi göstermek.

Hoşunuza gitse de gitmese de…

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *