reklam
reklam
Lens Medya Haber ZONGULDAK Fatih Altaylı Deniz Yavuzyılmaz'ı yazdı...

Fatih Altaylı Deniz Yavuzyılmaz'ı yazdı...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı tehdit suçlamasıyla bir süre cezaevinde kaldıktan sonra tahliye edilen gazeteci Fatih Altaylı, bu kez kaleme aldığı yazıda Deniz Yavuzyılmaz’ın Akkuyu Nükleer Santrali üzerinden yaptığı maliyet hesabını mercek altına aldı. Altaylı, Rusya’nın Türkiye’de inşa ettiği Akkuyu Nükleer Güç Santrali ile Mısır’daki nükleer santral projesini karşılaştıran Yavuzyılmaz’ın analizine kısmen katılmadığını belirterek, iki proje arasındaki finansman modeli, alım garantisi süresi, işletme giderleri ve uzun vadeli elektrik fiyatları üzerinden farklı bir perspektif sundu. İlk 15 yıl için verilen alım garantisinin ardından elektrik fiyatlarının ciddi şekilde düşeceğini savunan Altaylı, toplam maliyet farkının iddia edildiği kadar “vahim” olmadığını öne sürerken, yatırım modelinin doğruluğu ve fiyat politikasının ise ayrıca tartışılması gerektiğini vurguladı.

Okunma Süresi: 2 dk

İşte o yazı!

MALİYET HESABI

Bu köşenin okurları ya da Youtube’daki dinleyicilerim bilir, CHP içinde en beğendiğim, çalışmalarını ve açıklamalarını yakından izleyip takdir ettiğim milletvekillerinin başında Deniz Yavuzyılmaz gelir.

Şov yapmadan, bağırıp çağırmadan, kendini oradan oraya atmadan sayılara ve verilere dayalı eleştiriler yapar, önemli bilgileri gün yüzüne çıkarıp paylaşır. Ben de izler ve saygı duyarım. Deniz Bey’e Suat Özçağdaş ve Murat Bakan’ı da ekleyebilirim, konularına hakimiyetleri açısından.

Ancak bu kez Yavuzyılmaz’a çok katılamıyorum.

Deniz Yavuzyılmaz, Rusya’nın Türkiye’de yapmakta olduğu Akkuyu Nükleer Santrali ile yine Rusya’nın Mısır’da yapmakta olduğu iki nükleer santrali karşılaştırmış.

İki santralin maliyetinin hemen hemen aynı olmasına karşın, Mısır’ın santralin mülkiyetine sahip olduğunu ve santral için ödeyeceği yaklaşık 28 milyar doları yüzde 3 faiz ile ödeyeceğini, Türkiye’deki santralin ise Ruslara ait kalacağını ve Türkiye’nin 60 yıl boyunca bu santralin ürettiği elektriği satın almak zorunda olduğunu yazmış.

Haliyle ortaya çok farklı iki maliyet çıkmış, Türkiye Mısır’ın 6 katı fatura ödeyecek gibi görünüyor.

Ancak bu hesap tam doğru değil, hesap yöntemi de tam doğru değil.

Bu aslında otomobil almak ile uzun dönemli kiralama arasındaki tartışma gibi.

Hangisi daha avantajlı?

Türkiye, Akkuyu Nükleer Santrali’ni Rusya’ya yaptırıyor. Ruslara 100 yıllığına bir arazi tahsis etti ve buraya santral yapılıyor.

Ancak 100 yıl boyunca alım garantisi yok.

İlk 15 yıl kilovat saati 12,5 centten burada üretilen elektriği almak zorunda Türkiye.

Yılda yaklaşık 7800 saat üretim yapılacak. 4800 megavat çarpı 7800 saat, çarpı 12,5 cent, çarpı 1000 diye basit bir hesap yapabilirsiniz.

Finansmanın yanı sıra, santralin çalıştığı süre boyunca yakıt, yani nükleer çubuklar, eleman, bakım, onarım gibi tüm masraflar Rusya’ya ait.

15 yıl sonra garanti bitiyor ve Rusya’nın Akkuyu’da üreteceği elektriğin fiyatı bir anda düşüyor. En ucuz elektrik haline geliyor. 15 yıl boyunca yatırımın maliyetini ödüyoruz Rusya’ya ama sonra durum öyle değil. Kilovatını bugünün değeri ile 1,1 cente bile alabiliriz.

Elbette bu yatırım böyle mi yapılmalıydı, diğer yöntem mi daha iyiydi, yaklaşık 12,5 centlik fiyat daha aşağı çekilebilir miydi, bugün için bu yatırım akıllıca mı, bu kadar gecikme normal mi, tüm bunlar tartışılabilir.

Ama Deniz Yavuzyılmaz’ın hesabı tam doğru değil.

Mısır’daki santralin uzun vadeli maliyeti ile bizimkinin uzun süreli maliyeti arasındaki fark o kadar da vahim değil.

 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *