reklam
reklam
Lens Medya Haber ZONGULDAK Laikliği savunmak suç değildir!

Laikliği savunmak suç değildir!

Zonguldak Demokrasi Platformu, aralarında gazeteci, yazar, sanatçı ve akademisyenlerin bulunduğu 168 kişi hakkında açılan davaya tepki göstererek “Laikliği birlikte savunuyoruz” başlıklı bir basın açıklaması yaptı. Zonguldak Madenci Anıtı önünde düzenlenen açıklamaya platform üyeleri, Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem ve çeşitli sivil toplum kuruluşu temsilcileri katıldı. Topluluk, “Karanlığa teslim olmayacağız” sloganları eşliğinde demokratik ve laik Türkiye vurgusu yaptı.

Okunma Süresi: 3 dk

Erdoğan Kaymakçı: “Laiklik Anayasal Bir Haktır”

Zonguldak Demokrasi Platformu Sözcüsü Erdoğan Kaymakçı, basın açıklamasında davanın, yurttaşların anayasal hakkı olan ifade özgürlüğünü hedef aldığını belirtti. Kaymakçı, “Son günlerde, ‘Laikliği Birlikte Savunuyoruz’ başlıklı bildiriye imza atan 168 aydın hakkında dava açılması, bu anayasal hakkın tartışmaya açılmak istendiğini göstermektedir. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in yaptığı açıklamalar, laikliği savunmanın suçmuş gibi gösterilmeye çalışıldığını ortaya koymaktadır” ifadelerini kullandı.

Kaymakçı, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 2. maddesi ve değiştirilemez maddelerden biri olan 4. maddesini hatırlatarak laikliğin hukukun temel taşlarından biri olduğunu vurguladı. “Anayasal düzende özgün bir yerde duran bu ilkenin savunulmasının suç gibi gösterilmeye çalışılması, yurttaşların ifade özgürlüğüne, örgütlenme hakkına ve halkın yönetime katılımına yönelik ciddi bir tehdittir” dedi.

Laiklik, Sadece Din ve Devlet İşlerinin Ayrılması Değil

Platform sözcüsü, laikliğin sadece din ve devlet işlerinin ayrılması anlamına gelmediğini, aynı zamanda devletin tüm inançlara eşit mesafede durmasını ve yurttaşların inanç özgürlüğünü güvence altına almasını ifade ettiğini belirtti. Kaymakçı, “Laiklik ilkesinin eğitimde, yönetimde ve hukukta tam anlamıyla uygulanması, barış içinde birlikte yaşamamızın, din ve vicdan özgürlüğünün, özgür düşüncenin temelidir” diye konuştu.

Demokrasi, Laiklik ve Hukukun Üstünlüğü Vurgusu

Kaymakçı açıklamasında, ülkenin temel taşlarını oluşturan demokrasi, laiklik ve hukukun üstünlüğü ilkelerinin önemine dikkat çekti. “Laiklik karşıtı söylemlerin teşvik edilmesi ve anayasal hakların yok edilmeye çalışılması asla kabul edilemez. Laiklik; demokrasinin, insan haklarının, din ve vicdan özgürlüğünün en önemli güvencesidir” ifadelerini kullandı. Kaymakçı ayrıca laikliğin akıl, bilim ve ulusal egemenliğe dayanan hukuk kurallarına dayalı bir yaşam biçimi olduğunu vurguladı.

Ekonomik ve Sosyal Sorunlar Üzerine Eleştiri

Sözcü, açıklamasında siyasi iktidarın uyguladığı ekonomik politikaların toplumsal etkilerine de değindi. “Emekliler, emekçiler ve asgari ücretliler yoksulluk içinde yaşam savaşı verirken, gerçek sorunların üzeri kimlik tartışmaları ve inanç üzerinden yürütülen kutuplaştırma politikalarıyla örtülmek isteniyor” dedi.

Hukuk ve Özgürlük Mücadelesi Kararlılığı

Kaymakçı, Zonguldak Demokrasi Platformu olarak demokratik ve laik bir Türkiye mücadelesinin süreceğini belirtti. “Hiç kimse halkın inancını siyasetin veya baskının aracı haline getiremez. Hiçbir siyasi güç, Laik Cumhuriyet’in kazanımlarını ortadan kaldırma yetkisine sahip değildir. Hiçbir baskı politikası, halkın özgürlük ve adalet talebini susturamayacaktır” dedi.

Kaymakçı sözlerini şu cümlelerle tamamladı:

“Bizler, laikliğin ve özgürlüklerin güvence altına alındığı, demokrasinin gerçek anlamda işlediği bir Türkiye için, hukukun üstünlüğü yeniden tesis edilene, adalet herkes için eşit uygulanana ve yurttaşlık hakları eksiksiz güvenceye kavuşana kadar kararlılıkla mücadele edeceğiz. Laikliği savunmak suç değildir. Adalet istemek suç değildir. Hukuku hatırlatmak suç değildir. Bu ülkenin onurlu yurttaşları karanlığa teslim olmayacaktır.”

Katılımcılardan Tepki ve Sloganlar

Basın açıklamasına katılanlar, platform üyeleri ve STK temsilcileri, sık sık “Karanlığa teslim olmayacağız” ve “Laiklik vazgeçilmezdir” sloganları attı.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *