Zonguldak’ta yakından takip edilen dava kapsamında gerçekleştirilen duruşmada, TTK avukatları kapsamlı bir savunma yaptı. Savunmada, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından sunulan itirazların somut ve teknik delillere dayanmadığı vurgulanırken, mevcut bilirkişi raporuna rağmen yeniden bilirkişi talep edilmesinin usule ve yargılama ilkelerine aykırı olduğu ifade edildi.
“ÜRETİM DURDUKÇA RİSK ARTIYOR” VURGUSU
TTK avukatları, yaklaşık bir aydır kömür üretimi yapılmadığını hatırlatarak, üretimsiz geçen her günün yer altı madenlerinde ciddi güvenlik sorunlarını beraberinde getirdiğini dile getirdi. Savunmada, özellikle üretimin durmasıyla birlikte ocaklarda havalandırma dengesinin bozulduğu, gaz birikimi ve statik ısınmaların meydana geldiği belirtildi.
Avukatlar, yer altı ocaklarında oluşan bu statik ısınmaların, zamanla yangın, göçük ve grizu riskini artırdığına dikkat çekerek, iş sağlığı ve güvenliği açısından mevcut durumun sürdürülebilir olmadığını vurguladı. Üretimin tamamen durmasının, maden güvenliği açısından beklenenin aksine daha büyük tehlikelere yol açtığı ifade edildi.
“KONTROLLÜ ÜRETİM KAMU YARARINADIR”
Savunmada ayrıca, ikinci bilirkişi heyetinin inceleme süreci tamamlanana kadar madenlerdeki riskin her geçen gün büyümeye devam edeceği kaydedildi. TTK avukatları, üretimin kontrollü ve denetimli şekilde yeniden başlatılmasının, hem çalışanların can güvenliği hem de kamu yararı açısından zorunlu olduğunu dile getirdi.
Üretimin durması nedeniyle yalnızca iş güvenliğinin değil, aynı zamanda kurumun ekonomik yapısının ve bölge istihdamının da olumsuz etkilendiği ifade edilirken, TTK’nın zararının her geçen gün arttığına dikkat çekildi.
GÖZLER 5 MART’Taki DURUŞMADA
Mahkeme heyeti, yeni oluşturulacak bilirkişi heyetinin hazırlayacağı raporun bir sonraki duruşmada değerlendirileceğini açıkladı. Dava dosyasının teknik yönünün bilirkişi raporuyla netleşmesinin beklendiği süreçte, gözler 5 Mart’ta yapılacak ikinci duruşmaya çevrildi.