Belediye değil, yandaş istihdam kapısı!
BELEDİYE DEĞİL, YANDAŞ İSTİHDAM KAPISI!
Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, göreve geldiği günden bu yana yaptığı belediye hizmetlerinden çok, belediyeye aldığı personellerle gündeme geliyor.
Hakkını yememek lazım; işe alım konusunda İŞKUR’la yarışıyor. Hatta işi öyle bir noktaya getirdi ki bazı yönlerden İŞKUR’u geride bıraktı. Ancak arada çok önemli bir fark var: İŞKUR’un açık pozisyonlarına şartları taşıyan herkes başvurabiliyor. Zonguldak Belediyesi’nde ise diploma, meslek, tecrübe ve liyakat tek başına hiçbir anlam ifade etmiyor.
Belediyenin kapısından içeri girmek için başkana, parti yöneticilerine ya da belediyedeki etkili isimlere yakın olmak gerekiyor. Güçlü bir referansınız yoksa diplomanızın da emeğinizin de yıllarca edindiğiniz tecrübenin de pek önemi kalmıyor.
Kısacası referansınız yoksa şansınız da yok!
Zonguldak Belediyesi, bütün işsizlerin umut kapısı olmaktan çıkarılarak belirli bir çevrenin istihdam bürosuna dönüştürüldü. Başkanın yakınında bulunanlar, parti çevresinde dolaşanlar, belediyedeki güçlü isimlerle bağlantısı olanlar kendilerine kolayca yer bulurken gerçekten işe ihtiyacı olan vatandaş kapının dışında bırakılıyor.
Çünkü gariban vatandaşın belediyede dayısı yok.
Parti yöneticileriyle yan yana çekilmiş fotoğrafı yok.
Başkanın çevresinde dolaşıp her söylediğini alkışlama imkânı yok.
Garibanın elinde yalnızca diploması, mesleği, alın teri ve işe girme umudu var. Ancak bugün Zonguldak Belediyesi’nde bunların hiçbiri güçlü bir tanıdık kadar değer taşımıyor.
Ortaya çıkan tabloya bakınca insan ister istemez soruyor: Bu şehirde işe ihtiyacı olanlar yalnızca Tahsin Erdem’in çevresindeki kişiler mi? Seçimlerde yalnızca bugün belediyeye alınanlar mı çalıştı? Tahsin Erdem’i belediye başkanı yapan Zonguldak halkı değil de belediyeye yerleştirilen dar bir çevre miydi?
Elbette hayır!
Sayın Tahsin Erdem, sizi o koltuğa yakın çevreniz değil, Zonguldak halkı oturttu. Belediye başkanlığı makamı da size eşe, dosta, partiliye ve yakınlarınıza iş dağıtmanız için verilmedi.
Zonguldak Belediyesi kimsenin aile şirketi değildir.
Parti bürosu değildir.
Eşe, dosta ve arkadaşa kadro dağıtılacak özel bir işletme hiç değildir.
Belediyede çalışanların maaşlarını da Tahsin Erdem kendi cebinden ödemiyor. O maaşlar, bu şehirde yaşayan vatandaşların ödediği vergilerden karşılanıyor. Dolayısıyla belediyedeki her kadro, yalnızca belirli kişilerin değil, şartları taşıyan bütün Zonguldaklıların hakkıdır.
İşe alımlar kapalı kapılar ardında yapılıyor, ilanlar vatandaşın önüne konulmuyor ve herkese eşit başvuru fırsatı tanınmıyorsa orada adaletten de liyakatten de söz edilemez. Bir belediye, işsiz vatandaşın umut kapısı olması gerekirken siyasi yakınlıkların ödüllendirildiği bir yapıya dönüştürülemez.
Bu şehirde binlerce işsiz genç var. Üniversite mezunları yıllardır iş arıyor. Evine ekmek götürmekte zorlanan babalar, çocuklarının masrafını karşılayamayan anneler, bir iş bulabilmek için kapı kapı dolaşan insanlar var.
Bu insanlar belediyenin kapısına umutla bakarken belediye kadrolarının aynı çevreler arasında paylaştırılması vicdanları yaralıyor. Çünkü mesele yalnızca birkaç kişinin işe alınması değildir. Mesele, binlerce insanın hakkının, umudunun ve emeğinin yok sayılmasıdır.
Tahsin Erdem bugün çevresindeki alkış seslerinden memnun olabilir. Yanında dolaşanlar her yaptığına “doğru” diyebilir. Belediyeye alınanlar kendisini başarılı bir başkan gibi göstermeye çalışabilir.
Ancak o alkışların sandıkta karşılığı olmayacak.
Çünkü belediyeye alınan birkaç kişinin karşısında, kapıdan çevrilen binlerce vatandaş bulunuyor. Emeği yok sayılan, liyakati görmezden gelinen, yalnızca tanıdığı olmadığı için dışarıda bırakılan insanlar yaşananları unutmayacak.
Siyasette en büyük yanılgı, etrafındaki kalabalığı halkın tamamı zannetmektir. Başkanın yanında dolaşan birkaç kişi bütün Zonguldak değildir. Belediyeden maaş alanların alkışı da halkın memnuniyeti anlamına gelmez.
Bir önceki dönem Belediye Başkanı Ömer Selim Alan da makamın kalıcı olduğunu düşündü. Çevresindeki kalabalığa, verilen alkışlara ve söylenen övgülere güvendi. Ancak sandık geldiğinde Zonguldak halkı son sözünü söyledi ve kendisine “güle güle” dedi.
Tahsin Erdem de aynı yolda hızla ilerliyor.
Belediyeyi belirli kişilerin istihdam kapısı olarak kullanmaya devam ederse siyasi sonu da farklı olmayacak. Bir sonraki seçimde hangi partiden aday olursa olsun, belediye kapısından çevrilen vatandaşların öfkesi sandıkta karşısına çıkacak.
Çünkü belediyeye aldığınız kişiler kadar, almadığınız insanlar da oy kullanıyor.
İşe yerleştirdiğiniz yakınlarınız kadar, hakkını görmezden geldiğiniz vatandaşların da hafızası var.
Bugün kapıdan çevirdiğiniz insanlar, seçim günü sandığın başına gittiğinde kendilerine yapılan haksızlığı hatırlayacak.
Makamlar geçicidir.
Alkışlar bir gün biter.
Çevredeki kalabalık dağılır.
Makam aracının kapısı kapanır, başkanlık koltuğu başka birine kalır.
Geriye yalnızca yapılan işler, yapılan haksızlıklar ve insanların hafızasında bırakılan izler kalır.
Ölmezsek elbette o günleri de görürüz.
Bu anlayış değişmez, Zonguldak Belediyesi yandaşların ve yakınların istihdam kapısı olarak kullanılmaya devam edilirse Tahsin Erdem de yalnızca bir dönem görev yapar.
Sandık günü geldiğinde Zonguldak halkı son sözünü söyler:
Güle güle Sayın Başkan!