reklam
reklam
Allah'a bırakılan hesaplar!

Allah'a bırakılan hesaplar!

YAYINLAMA:

Bazen insan susar. İçinde binlerce cümle dolaşırken dudaklarını mühürler.
Çünkü hayat, herkese anlatılamayacak kadar derin acılar, her kalbin taşıyamayacağı kadar ağır gerçekler bırakır insana.

Bir akşamüstü, gökyüzünün rengi solarken pencerenin önünde durup geçmişini düşünürsün. Kim bilir,kaç geceyi bir telefonun çalmasını bekleyerek geçirmişsindir? Kaç kez bir çift gözde huzur aramış,kaç kez hak ettiğin bir adaletin kapısında sabahlamışsındır?

İnsan bazen birini değil,onun yanında kendisi olabildiği günleri özler. Bazen de yıllarını verdiği emeğin bir gün olsun görülmesini bekler.

Hayatın tuhaf bir terazisi vardır.
Kimi hiç yorulmadan yükselir, kimi alın terini avuçlarında taşıya taşıya yürür. Kimi bir cümleyle insanların kalbini kazanır, kimi ömrünü anlatsa da kendisini anlatamaz.
Fakat insanın asıl imtihanı, başına gelenlerden çok, onların ardından nasıl biri olarak kaldığıdır.

Çünkü acı,insanı yalnızca üzmez; onu kendisiyle yüzleştirir.Gecenin sessizliğinde insan kendi vicdanının karşısına oturur. Söyleyemediklerini, içine gömdüklerini, özlediği hâlde arayamadıklarını düşünür.
Bir zamanlar dünyayı değiştirebileceğine inanan o genç yüreğin,şimdi yalnızca biraz huzur istemesine şaşırır.

Aşk da böyledir. Bazen bir insanın adını anmadan onu düşünürsün.Bir sokaktan geçerken hatırlarsın,eski bir şarkıda sesini duyduğunu sanırsın. Kalabalığın ortasında bile gözlerin birini arar. Sonra anlarsın ki özlemek,yalnızca birinin yokluğuna katlanmak değil; onunla yaşanabilecek ihtimalleri de içinde taşımaktır. Bazı kavuşmalar gerçekleşmeden bile insanın ömrüne iz bırakır.

Emek ise insanın hayata attığı imzadır.Bir ömür çalışırsın, yorulursun, mücadele edersin. Bazen hakkını aramak için suskunluğunu bozarsın, bazen yanlış anlaşılmamak için kendini anlatmaktan vazgeçersin.
Fakat alın terinin değerini başkalarının takdirine bağladığın gün, kendi emeğinin şahidini başkalarının vicdanına teslim etmiş olursun. Oysa insan,hakkını ararken kalbini de koruyabilmelidir.

İşte bu yüzden inanıyorum:
Allah’a güvenmek, kaderin önünde ellerini bağlayıp beklemek değildir.Elinden geleni yapmak, haksızlığa karşı dimdik durmak, sevmekten utanmamak, yorulduğunda dinlenip yeniden yürümektir.Sonra da insan aklının çözemediği meseleleri,kalbinin taşıyamadığı yükleri Rabbine emanet etmektir.

Hasbinallahu ve ni'mel vekîl…

Allah bize yeter;O ne güzel vekildir.

Belki bazı kapılar yüzümüze kapanacak.
Belki beklediğimiz insanlar dönmeyecek, verdiğimiz emeklerin karşılığı gecikecek.
Belki de bir gün geriye bakıp en çok üzüldüğümüz şeylerin bizi bambaşka bir insana dönüştürdüğünü göreceğiz.Hayat, bütün cevaplarını aynı gün vermez. Bazı gerçekleri anlamak için yıllar, bazı yaraları iyileştirmek için sabır,bazı kavuşmaları beklemek içinse yürek gerekir.

Ben kalbimi kirletmeden yürümeye,sevdamı incitmeden taşımaya devam edeceğim.
Çünkü bazı kavuşmalar bir ömre bedeldir, bazı özlemler duaya dönüşür, bazı hikâyelerse insanın en çok yorulduğu yerde yeniden başlar.
Ben hâlâ inanıyorum;bir gün, bütün bekleyişlerime değecek bir sabah doğacak…

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *