reklam
reklam
Lens Medya Haber Videolar ZONGULDAK Balıkçılar isyan etti: Bizimde değerimiz anlaşılsın!

Balıkçılar isyan etti: Bizimde değerimiz anlaşılsın!

Batı Karadeniz’de avcılık faaliyetlerini sürdüren balıkçı Mustafa Mollaoğlu, balıkçılık sektörünün yaşadığı sorunlara dikkat çekerek yetkililere seslendi. Zonguldak, Karadeniz Ereğli, Sakarya ve Kastamonu kıyılarındaki limanların yetersizliğinden yakınan Mollaoğlu, balıkçıların avladıkları balıkları boşaltacak ve fırtınalı havalarda sığınacak uygun yer bulmakta zorlandığını söyledi.

Okunma Süresi: 6 dk

Balıkçılık Bakanlığı kurulmasını isteyen Mollaoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a da çağrıda bulundu.

“LİMAN YOK, BALIK BOŞALTACAK YER YOK!”

Karadeniz'de uzun yıllardır balıkçılıkla uğraşan Mustafa Mollaoğlu, Kastamonu açıklarından yaptığı açıklamada Türk balıkçılığının karşı karşıya bulunduğu sorunları gündeme taşıdı.

Doğu Karadeniz'deki av sezonunun ardından Batı Karadeniz'de avcılık faaliyetlerine devam ettiklerini belirten Mollaoğlu, bölgedeki en büyük sıkıntılardan birinin liman ve balık boşaltma alanlarının yetersizliği olduğunu ifade etti.

Özellikle büyük balıkçı teknelerinin mevcut limanlardan yeterince yararlanamadığını savunan Mollaoğlu, şöyle konuştu:

“Buradan tekrar yetkililere sesimi duyurmak istiyorum. Derdimizi anlatmak istiyoruz. Liman yok, liman! Batı Karadeniz'de balık boşaltmaya liman yok. Biz balıkçılar olarak mücadele ediyoruz ama avladığımız balığı boşaltacak yer bulamıyoruz.”

“ZONGULDAK VE EREĞLİ BALIKÇI MEMLEKETİ AMA LİMAN SORUNU VAR”

Batı Karadeniz kıyılarındaki limanların önemli bir bölümünün günümüz balıkçı filosunun ihtiyaçlarına cevap vermediğini ileri süren Mollaoğlu, Zonguldak ve Karadeniz Ereğli'deki duruma özellikle dikkat çekti.

Rumeli Karaburun, Rumeli Feneri ve Poyraz Feneri çevresindeki limanların da kapasite açısından yetersiz olduğunu dile getiren deneyimli balıkçı, mevcut yapıların büyük bölümünün eski yıllarda inşa edildiğini söyledi.

Mollaoğlu, “Sakarya'da liman yok. Zonguldak, Ereğli balıkçı memleketi ama liman yok. Gemiler limanları işgal etmiş. Balıkçıya yer kalmamış. Bu limanlar 60'lı, 70'li yıllarda yapılmış. O günün şartlarına göre yapılmış limanlar bugünün balıkçılığına yetmiyor.” ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin birçok alanda geliştiğini ancak balıkçılık altyapısının aynı ölçüde gelişmediğini savunan Mollaoğlu, modern ve büyük kapasiteli balıkçı barınaklarına ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.

“FIRTINADAN KAÇIP SIĞINACAK YERİMİZ YOK”

Liman sorununun yalnızca ekonomik kayıplarla sınırlı olmadığını, balıkçıların can güvenliğini de doğrudan ilgilendirdiğini belirten Mollaoğlu, denizde karşılaştıkları tehlikelere dikkat çekti.

Balıkçı teknelerinin güvenli şekilde yanaşabileceği alanların bulunmasının hayati önem taşıdığını söyleyen Mollaoğlu, fırtınalı havalarda sığınacak uygun liman bulmakta zorlandıklarını anlattı.

“Bu kadar balıkçı balığını boşaltamıyor, ülkesine yetiştiremiyor. Yanaşma yerimiz yok. Fırtınalarda korunmaya, sığınmaya yerimiz yok. Boğulmayalım diyorum, fırtınalarda boğulmayalım. Ülkemiz balık yesin, biz de rahat edelim.”

Balıkçıların limanlarda yalnızca avladıkları balıkları boşaltmadığını, aynı zamanda teknelerinin temel ihtiyaçlarını karşıladığını hatırlatan Mollaoğlu, mazot, içme suyu ve kumanya temininin de uygun liman altyapısına bağlı olduğunu belirtti.

“İKİ AYDIR EVİMİZİN YOLUNU UNUTTUK”

Balıkçılığın son derece ağır çalışma koşullarına sahip bir meslek olduğunu anlatan Mollaoğlu, denizde geçirilen uzun sürelerin aile hayatından büyük fedakârlıklar gerektirdiğini söyledi.

Balıkçıların vatandaşların sofralarına taze balık ulaştırabilmek için gece gündüz mücadele ettiğini ifade eden Mollaoğlu, kendilerinin yeterince anlaşılmadığını savundu.

“Bu insanlar 24 saat mücadele ediyor. Evini, eşini, çocuğunu bırakıyor. Daha iki ay oldu, biz evimizin yolunu unuttuk. Ülkemiz balık yesin, bu nimetten yararlansın diye mücadele ediyoruz. Bizim hiç mi sahibimiz yok?”

Balıkçılara yönelik eleştirilere de tepki gösteren Mollaoğlu, mesleğin zorluklarının anlaşılabilmesi için eleştiri yapan kişilerin balıkçı teknelerinde çalışarak denizdeki koşulları görmesi gerektiğini söyledi.

“BALIK AZALINCA NEDEN HEMEN BALIKÇI SUÇLANIYOR?”

Açıklamasında balık stokları ve aşırı avlanma konularında değerlendirmelerde bulunan bazı akademisyenleri de eleştiren Mollaoğlu, balık miktarındaki azalmanın bütün sorumluluğunun balıkçılara yüklenmesine karşı çıktı.

Balık popülasyonundaki değişimlerin yalnızca avcılıkla açıklanamayacağını savunan Mollaoğlu, deniz ekosistemindeki değişimlerin de değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Geçmiş yıllarda tarımsal üretimde yaşanan verim kayıplarını örnek gösteren Mollaoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Geçtiğimiz yıl Amasya'da kiraz olmadı. Bunun sorumlusu çiftçi mi? Geçtiğimiz yıl balığımız olmadı. Bunun sorumlusu hemen balıkçı mı? Neden her şeyin suçlusu balıkçı gösteriliyor?”

Balıkçılıkla ilgili bilimsel değerlendirmelerin sahadaki gözlemler ve balıkçıların deneyimleri de dikkate alınarak yapılması gerektiğini savunan Mollaoğlu, akademisyenlerle balıkçılar arasında daha güçlü iletişim kurulmasını istedi.

“KİRLENME, KÜRESEL ISINMA VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ DE ARAŞTIRILMALI”

Karadeniz'de geçmişte daha sık görüldüğünü belirttiği bazı balık türlerinin artık eskisi kadar rastlanmadığını dile getiren Mollaoğlu, bu durumu çevresel değişimlerle ilişkilendirdi.

Köpek balığı, has kefal ve yeşil izmarit gibi türleri örnek gösteren Mollaoğlu, bu türlerdeki azalmanın nedenlerinin kapsamlı şekilde araştırılması gerektiğini söyledi.

“Bunları balıkçı tutmadı. Peki neden artık yoklar? Bunun bir sebebi var. Kirlenme, küresel ısınma, dengelerin bozulması, iklim değişikliği... Hayvan burayı terk etti. Hemen balıkçıyı suçlamak doğru değil.”

Mollaoğlu'nun bu değerlendirmeleri, balık stoklarındaki değişimin nedenlerine ilişkin kendi gözlemlerini yansıtırken, aşırı avlanmanın etkileri de dahil olmak üzere söz konusu değişimlerin bilimsel araştırmalarla değerlendirilmesi önem taşıyor.

“BALIKÇILIK BAKANLIĞI İSTİYORUZ”

Türkiye'deki balıkçılık sektörünün daha güçlü bir kurumsal yapıya ihtiyaç duyduğunu dile getiren Mollaoğlu, balıkçıların sorunlarıyla doğrudan ilgilenecek bir Balıkçılık Bakanlığı kurulması yönündeki talebini yineledi.

Balıkçıların hem ekonomik hem de sosyal açıdan desteklenmesi gerektiğini belirten Mollaoğlu, “Biz balıkçılar olarak Balıkçılık Bakanlığı istiyoruz. Sahibimiz olsun, bizi destekleyen birileri olsun. Biz uğraşıyoruz, mücadele ediyoruz ama sorunlarımızı anlatmakta zorlanıyoruz.” dedi.

Sektör temsilcilerinin görüşlerinin dikkate alınmasını isteyen Mollaoğlu, özellikle liman yatırımlarının öncelikli konular arasında değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'A SESLENDİ

Açıklamasının sonunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a da çağrıda bulunan Mollaoğlu, balıkçıların liman ve barınma sorunlarının çözümü konusunda destek istedi.

Mollaoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın balıkçıların taleplerine karşılık vereceğine inandığını belirterek, “Buradan tekrar Cumhurbaşkanıma sesleniyorum. Bunu yaparsa Cumhurbaşkanım yapar. Balıkçıyı da sever, kollar.” ifadelerini kullandı.

“BİZİM DE BİR DEĞERİMİZ OLDUĞU ANLAŞILSIN”

Kastamonu açıklarından yaptığı açıklamayı balıkçılık sektörünün sorunlarının çözülmesi temennisiyle tamamlayan Mustafa Mollaoğlu, balıkçıların insanca çalışma koşullarına ve güvenli limanlara kavuşmasını istediklerini söyledi.

Avlanan balığın zamanında karaya çıkarılabilmesi, teknelerin güvenle barınabilmesi ve denizcilerin temel ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için liman altyapısının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

“Limanlarımız olsun, rahat edelim. İhtiyaçlarımızı görelim. Mazotumuzu, suyumuzu, kumanyamızı alalım. Yani bizim de bir değerimiz olduğunu anlayalım.”

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *