Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, partisinin Zonguldak İl Başkanlığı binasının açılışını gerçekleştirmek üzere kente geldi. Zonguldak girişinde partililer tarafından karşılanan Ağıralioğlu, düzenlenen programda partililer ve basın mensuplarıyla bir araya geldi.
Türkiye’nin siyasi ve ekonomik gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ağıralioğlu; erken seçim tartışmalarından ittifak politikalarına, ekonomik krizden Türkiye Taşkömürü Kurumuna, yerel basının öneminden Zonguldak’ın yaşadığı göç ve işsizlik sorununa kadar birçok konuda açıklama yaptı.
“YENİ BİR PARTİ İÇİN SİYASET YAPMAK DAHA ZOR”
Zonguldak’a parti çalışmaları kapsamında ikinci kez geldiklerini belirten Ağıralioğlu, Anahtar Parti’nin yaklaşık iki yıldır sahada olduğunu söyledi.
Ekonomik şartların ağırlaştığı dönemlerde muhalefet partileri açısından siyaset yapmanın daha meşakkatli hâle geldiğini ifade eden Ağıralioğlu, şöyle konuştu:
“Zonguldaklı hemşehrilerimizle parti çalışmalarımız kapsamında ikinci kez buluşuyoruz. Siyaset, eskiden olduğundan daha zor. Ekonomik şartlar bozulduğu zaman muhalefette olanlar için siyaset çok daha meşakkatli hâle geliyor. Sesini duyurmak, ayakta kalmak, motivasyonu yüksek tutmak ve seçime kadar diri bir organizasyonu milletin umudu hâline getirmek kolay işler değildir.”
“ÜÇÜNCÜ YILIMIZA GİRİYORUZ”
Yeni kurulan siyasi partiler açısından en büyük avantajın seçime yakın bir tarihte kurulmak olduğunu belirten Ağıralioğlu, Anahtar Parti’nin ise beş yıllık seçim döneminin başında kurulduğuna dikkat çekti.
Partinin kuruluş hazırlıklarının yaklaşık bir yıl sürdüğünü anlatan Ağıralioğlu, “Anadolu’nun her köşesinde milletimizle istişare ederek kurulduk. İki yıldır sahadayız ve üçüncü yılımıza giriyoruz. Seçime yaklaşık bir buçuk yıl kaldığını düşünüyorum. Kurulduğu günden seçim takvimine kadar ayakta kalabilen bir dinamizm ortaya koymak ve Türkiye’nin bütün seçim bölgelerinde örgütlenebilmek gerekiyor” dedi.
Ağıralioğlu, ekonomik sorunlar ve siyasi hayal kırıklıkları nedeniyle seçmenin umudunu kaybettiğini savunarak, Anahtar Parti’yi güçlü bir alternatif hâline getirmeye çalıştıklarını söyledi.
“ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMİN BELİRLEYİCİ AKTÖRÜ OLACAĞIZ”
Anahtar Parti’nin kuruluş döneminde anketlerde düşük oranlarda gösterildiğini belirten Ağıralioğlu, partilerinin bugün seçim barajı sınırında değerlendirilen siyasi hareketlerden biri hâline geldiğini ifade etti.
Ağıralioğlu, “Kurulduğumuz zaman bize ‘161’inci parti olarak kuruldunuz’ dediler. Şu anda Türk siyasetinde baraj sınırına yaklaşmış; beş parti sayılırsa altıncı, dört parti sayılırsa beşinci parti durumundayız. Önümüzdeki dönemin aktörü olacağız” diye konuştu.
Geçmişle kavga etmek yerine yaşanan hatalardan ders çıkarmayı amaçladıklarını kaydeden Ağıralioğlu, gelecek nesillere daha güçlü bir Türkiye bırakmak istediklerini belirtti.
“86 MİLYONU AYNI CEPHEDE BULUŞTURACAĞIZ”
Türkiye’de siyasetin kamplaşma üzerinden yürütüldüğünü savunan Ağıralioğlu, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin de cepheleşmeyi beslediğini söyledi.
Anahtar Parti olarak toplumsal birlikten yana olduklarını dile getiren Ağıralioğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Biz memleketin tamamını tek cephe yapmak istiyoruz. İllaki cepheleşerek siyaset yapılacaksa bu; alın teri, emek, gayret, nezaket, liyakat, hukuk ve demokrasi cephesi olmalıdır. Türkiye’nin 86 milyon vatandaşının içine sığabileceği, geleceğini planlayabileceği ve kazancını öngörebileceği bir düzene ihtiyacı vardır.”
“SİYASİ KAVGALARLA DEĞİL, MİLLETİN SORUNLARIYLA İLGİLENİYORUZ”
Anahtar Parti’nin hükümet ve muhalefet karşısındaki siyasi duruşunu anlatan Ağıralioğlu, sadece eleştiren değil, çözüm üreten bir anlayış ortaya koymaya çalıştıklarını söyledi.
Saha çalışmalarını yoğun şekilde sürdürdüklerini belirten Ağıralioğlu, Zonguldak programının ardından Akçakoca’ya geçeceğini açıkladı.
Ağıralioğlu, “Her hafta sonu bir il programı gerçekleştiriyoruz. Hafta içinde esnaf ziyaretleri yapıyor, sivil toplum kuruluşlarıyla buluşuyoruz. Siyasetin dedikoduya, münakaşaya ve kavgaya ayırdığı zamanın dışında milletin gerçek sorunlarına odaklanıyoruz” dedi.
ULUSAL MEDYADAKİ TEKELLEŞMEYE TEPKİ GÖSTERDİ
Ulusal ve geleneksel medyada tekelleşme bulunduğunu savunan Ağıralioğlu, siyasi partilerin kendilerine yakın medya organları üzerinden bir iletişim düzeni kurduğunu söyledi.
Ağıralioğlu, “Ulusal medyayı kullanamıyoruz. Orada bir tekelleşme var. Muhalefetin elindeki bazı medya organlarında da benzer bir tekelleşme bulunuyor. Herkes kendi tarafına geçip rakibine hakaret edecek kişilere imkân vermek istiyor. Milletin gerçek sorunlarını konuşmak isteyenlere ise yer verilmiyor” ifadelerini kullandı.
“ZONGULDAK’IN GAZETECİLERİ DİŞLİDİR”
Yerel basının demokrasinin güçlenmesinde önemli bir role sahip olduğunu belirten Ağıralioğlu, Zonguldak basınına yönelik dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Zonguldak gazetecilerinin köklü bir geleneğe sahip olduğunu ifade eden Ağıralioğlu, şunları söyledi:
“Zonguldak’ın gazetecileri dişlidir. Eskiden beri her türlü baskıya rağmen ayakta kalmayı başarmışlardır. Gazetecinin dişli olması, demokrasinin kuvvetli bir çarkıdır. Gazeteci dişli olduğu zaman yanlışlara projektör tutulur, kabahatlere dikkat çekilir. Memleketin hakkı yeniyorsa o hak mutlaka duyurulur.”
Yerel gazetecilerin vicdanlarıyla mesleklerini sürdürmeye çalıştığını belirten Ağıralioğlu, “Konvansiyonel medya yoksa yerel medya var. Tembihlenmiş medya yoksa vicdanıyla mesleğini ayakta tutmaya çalışan yerel gazetecilerimiz var” dedi.
“MEMLEKETİN YÖNETİMİNE TALİBİZ”
Siyasette mazeret üretmediklerini ifade eden Ağıralioğlu, iktidara güçlü bir alternatif oluşturmayı amaçladıklarını söyledi.
Ağıralioğlu, “Hükümetin imkânları varsa bizim de kalbimiz, planımız, memleketle ilgili derdimiz, irademiz ve cesaretimiz var. Mazeret üreten ve sızlanan bir siyaset yapmıyoruz. Ciddi bir iş yapıyoruz ve memleketimize talibiz. Önümüzdeki dönemde iktidara ve 86 milyona güçlü bir alternatif sunacağız” ifadelerini kullandı.
“ERKEN SEÇİM BEKLEMİYORUM”
Bir gazetecinin erken seçimle ilgili sorusunu yanıtlayan Ağıralioğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın görev süresini sonuna kadar kullanacağını düşündüğünü söyledi.
Normal seçim tarihinin Nisan 2028 olduğunu belirten Ağıralioğlu, “Tayyip Bey, kazanılmış bir hakkı bir yıl da olsa erken vermeye yatkın değildir. Kazandığı haklarını sonuna kadar kullanmayı seven bir siyasi iradeyi temsil ediyor. Bu açıdan bakınca seçim tarihi Nisan 2028’dir” dedi.
“KARARSIZLAR SESSİZ BİR ÇOĞUNLUĞA DÖNÜŞTÜ”
Türkiye’de yaşanan ekonomik zorlukların seçmeni kararsız hâle getirdiğini savunan Ağıralioğlu, kararsız seçmenlerin anketlerde birinci parti olarak gösterildiğini belirtti.
Ağıralioğlu, “Kararsız denilen kitle aslında sessiz bir çoğunluktur. Bu sessizliğin içinde büyük bir çığlık var. Yapılan anketlerde kararsızlar dağıtılmadan AK Parti yüzde 22-23 seviyelerinde çıkıyor. Anahtar Parti’yi yüzde 3-4 gösteriyorlar, kararsızlar dağıtıldığında ise yüzde 5-6 seviyelerine geçiyoruz” diye konuştu.
Ekonomik sorunların 2002 seçimlerine benzer bir siyasi değişim meydana getirebileceğini savunan Ağıralioğlu; emeklilerin, asgari ücretlilerin, esnafın ve iş dünyasının ağır bir ekonomik baskı altında kaldığını söyledi.
Ağıralioğlu, “Çocuklarımız işsiz, sokaklar güvensiz, hastanelerde yığılmalar var. İş insanları feryat ediyor, iflas ve icra dosyaları her geçen gün artıyor. Bütün bu mağduriyetlerin üzerine seçim yaptığınız zaman nasıl bir sonuç çıkacağını öngöremezsiniz” dedi.
“BU ŞARTLARDA SEÇİM, HÜKÜMET İÇİN İNTİHAR OLUR”
Ekonomide iyileşme hissi oluşmadan sandığa gidilmesinin iktidar açısından büyük risk taşıdığını savunan Ağıralioğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Piyasada ‘İşler düzeliyor’ duygusu oluşturmadan, insanların cebine katkı sunmadan, ticareti bereketle buluşturmadan ve emeği ayağa kaldırmadan yapılacak bir seçim hükümet için kötü bir final olur. Bu şartlarda seçim yapmak hükümet açısından intihar olur. Ben şu anda erken seçim beklemiyorum.”
Anahtar Parti’nin her tarihte yapılabilecek seçime hazır olduğunu vurgulayan Ağıralioğlu, “Yarın yaparlarsa yarına, 27 Kasım’da yaparlarsa o tarihe, Nisan 2028’de yaparlarsa ona da hazırız. Biz memleketin tarihlerine değil, sorumluluğuna hazırız” dedi.
“SEÇİME DEVLET BAHÇELİ KARAR VERİR İRONİSİ YAPILIYOR”
Erken seçim kararının Cumhur İttifakı içerisindeki siyasi dengelerle ilişkilendirildiğini belirten Ağıralioğlu, “Mevzu Tayyip Bey olunca insanlar ironi yaparak ‘Seçime Devlet Bey karar verir’ diyor. Klasik erken seçim kararları Devlet Bey’in elinde olduğu için ‘Biz çenemizi yormayalım’ diyenler var. Ancak biz seçimin ne zaman yapılacağına değil, memleketin sorunlarına odaklanıyoruz” ifadelerini kullandı.
“EKONOMİK KRİZİN TEMELİNDE YÖNETİM KRİZİ VAR”
Türkiye’de yaşanan sorunların yalnızca ekonomik krizle açıklanamayacağını savunan Ağıralioğlu, krizin temelinde siyasi yönetim anlayışının bulunduğunu söyledi.
Ağıralioğlu, “Bize ekonomik kriz diye dayatılan bu durum, siyasi yönetim maharetsizliğinden kaynaklanıyor. Yönetim krizi yüzünden ekonomik kriz yaşanıyor. Bu düzenin seçimle değişeceğine inanıyoruz” dedi.
İktidarın mevcut yetkilerine rağmen sorunları çözemediğini ileri süren Ağıralioğlu, “Hükümetin şu anda 600 milletvekili varmış gibi bir kudreti bulunuyor. Bu kadar yetkili bir hükümetin ‘Şimdi yapamadığımı 2028’den sonra yapacağım’ diyerek milletin karşısına çıkması anlamsızdır” diye konuştu.
“ZONGULDAK VERDİ AMA KARŞILIĞINI ALAMADI”
Zonguldak’a ilk kez gelmediğini belirten Ağıralioğlu, gençlik yıllarından bu yana çeşitli programlar dolayısıyla kenti ziyaret ettiğini söyledi.
Zonguldak’ın nüfus kaybı, göç ve işsizlik sorunlarına dikkat çeken Ağıralioğlu, kentin Türkiye’nin sanayileşmesine büyük katkı sağlamasına rağmen hak ettiği karşılığı alamadığını savundu.
Ağıralioğlu, “Zonguldak yaklaşık yüz yıldır bu memleketin ışığı ve enerjisi oldu. Yerin altından Türkiye’ye umut kazdı. Memleketi ısıtan, kalkınmasına ve sanayileşmesine imkân sağlayan bir şehrin payına bugün nüfus kaybı, göç ve işsizlik düştü. Zonguldak bu siteminde sonuna kadar haklıdır” dedi.
“TTK’DAKİ İSTİHDAM 40 BİNDEN 7 BİN SEVİYESİNE GERİLEDİ”
Türkiye Taşkömürü Kurumundaki çalışan sayısının geçmiş yıllara göre büyük oranda azaldığını belirten Ağıralioğlu, “Geçmişte kömür işletmelerinde 40 bin kişi çalışırken bugün bu sayı çevre bölgelerle birlikte 7 bin seviyelerine geriledi. Zonguldak vermiş ama alamamış, büyütmüş ve uğurlamış ancak kendisine bir şey kalmamış bir şehirdir. Bu kadar yıl milletine bakan bir şehre devlet de vefasını göstermelidir” ifadelerini kullandı.
Bartın ve Karabük’ün il olmasıyla Batı Karadeniz’in kalkınma dengelerinin değiştiğini belirten Ağıralioğlu, Zonguldak’ın yeniden üretim ve istihdam merkezine dönüştürülmesi gerektiğini söyledi.
“ZONGULDAK’IN SORUNU PLANLAMA EKSİKLİĞİDİR”
Zonguldak’ın yaşadığı sorunların Türkiye’nin diğer şehirlerindeki sorunlardan bağımsız olmadığını ifade eden Ağıralioğlu, ülke genelinde ciddi bir planlama eksikliği bulunduğunu savundu.
Ağıralioğlu, “Zonguldak’ın sorunlarına baktığınızda Yozgat’tan veya Trabzon’dan farklı olmadığını görüyorsunuz. Şehirlerimizin payına işsizlik ve göç düşüyor. Burada doğal gaz bulundu ancak buna rağmen üretim ve nüfus artmıyor” dedi.
Zonguldak’ın sekiz ilçesinden altısının denize kıyısı bulunduğunu, limanlara, kömüre ve doğal gaza sahip olduğunu hatırlatan Ağıralioğlu, demir-çelik sanayisi için dışarıdan kömür ithal edilmesini eleştirdi.
“Yanı başımızda kömür varken demir-çelik sanayisi için dışarıdan kömür ithal etmek kabul edilemez” diyen Ağıralioğlu, kaynakların doğru kullanılması gerektiğini vurguladı.
“ANAHTAR PARTİ MİLLETİN A PLANI OLMAK İÇİN GELİYOR”
Anahtar Parti’nin kalkınma modelinin yerel üretim ve istihdama dayanacağını belirten Ağıralioğlu, insanların doğdukları şehirlerde geçimlerini sağlayabilecekleri bir ekonomik düzen kurmayı hedeflediklerini söyledi.
Ağıralioğlu, “Anahtar Parti milletin A planı olmak için geliyor. Parolamız, kaynaklarımızı doğru kullanmak ve insanlarımızı doğdukları yerde doyurmaktır. Şehirlerin nüfusunu, yaşam alanlarını, güvenliğini ve yatırımlarını yerelden genele uyum içinde planlayacağız” dedi.
Türkiye’nin yalnızca yeni bir siyasi partiye değil, kapsamlı bir kalkınma vizyonuna ihtiyacı olduğunu ifade eden Ağıralioğlu, ülkenin zengin kaynaklarına rağmen yanlış yönetim nedeniyle kendi nüfusuna yetemez hâle getirildiğini savundu.
“OVP AÇIKLANDIĞI ANDA GEÇERLİLİĞİNİ KAYBEDİYOR”
Ekonomi yönetimini Orta Vadeli Program, enflasyon, faiz, döviz kuru ve kamu harcamaları üzerinden eleştiren Ağıralioğlu, açıklanan ekonomik hedeflerin tutmadığını söyledi.
Ağıralioğlu, “Orta Vadeli Program açıklandığı anda boşa düşüyor. Bütçe komisyondan Genel Kurula inene kadar yüzde 10 değer kaybediyor. Uygulamaya geçtiğinde tutmayacağını hükümet dâhil herkes biliyor. Sayın Cumhurbaşkanı 2019’dan beri enflasyonu tek haneye düşüreceğini söylüyor. Aradan yedi yıl geçti” ifadelerini kullandı.
ENFLASYON İÇİN ANAYASAL DÜZENLEME ÖNERİSİ
Anahtar Parti’nin enflasyonla mücadele konusunda anayasa değişikliği teklifi hazırlayacağını açıklayan Ağıralioğlu, dikkat çeken bir öneride bulundu.
Ağıralioğlu, “Enflasyonu sekiz çeyrekte tek haneye düşüremeyen hükümetin 90 gün içerisinde erken seçim kararı almasını öngören bir maddenin anayasaya eklenmesini teklif edeceğiz” dedi.
2002 yılında uygulanan ekonomi programı sonucunda enflasyonun üç yıl içinde tek haneye düştüğünü hatırlatan Ağıralioğlu, ekonomik programların kararlılıkla uygulanması gerektiğini söyledi.
“ENFLASYONLA MÜCADELENİN YÜKÜ DAR GELİRLİYE YÜKLENDİ”
Yüksek faiz ve baskılanmış döviz kuru politikasının iş dünyasının rekabet gücünü azalttığını savunan Ağıralioğlu, enflasyonla mücadelenin yükünün emekli, asgari ücretli, esnaf ve üreticiye yüklendiğini belirtti.
Ağıralioğlu, “Talebi kısıp yükü dar gelirlinin üzerine bindirdiniz. Kamu kaynaklarını israf etmeye devam ettiniz. Tasarruf yapıldığı söyleniyor ancak faizden tasarruf edilmiyor. Bütçenin yedi aylık faiz yüküyle 58 Osmangazi Köprüsü yapılabilir” dedi.
Faize ayrılan kaynakların üretime aktarılması hâlinde emekli maaşlarının daha yüksek olabileceğini savunan Ağıralioğlu, mevcut ekonomi modelinin zenginle fakir arasındaki uçurumu büyüttüğünü söyledi.
“BU EKONOMİK SARMALDAN SEÇİMLE ÇIKILABİLİR”
Türkiye’nin yüksek borç, baskılanmış döviz kuru ve yüksek faiz arasında sıkıştığını ifade eden Ağıralioğlu, reel sektörün ciddi bir çıkmazla karşı karşıya olduğunu belirtti.
Ağıralioğlu, “Türkiye’nin yaklaşık 250 milyar dolarlık borç ödemesi var. Kuru bıraksalar reel sektör çökecek, kuru baskılasalar ihracatçının rekabet gücü kalmıyor. Faizi indirmeseler yatırım yapılamıyor. Bu kötü sarmaldan ülke ancak seçimle çıkabilir” diye konuştu.
Köprü ve otoyolların gelecekteki gelirlerinin satılmaya çalışıldığını öne süren Ağıralioğlu, kamu harcamalarında ciddi bir tasarrufa ihtiyaç olduğunu söyledi.
“SAĞ-SOL DEĞİL, PLANLI VE PLANSIZ SİYASET VAR”
İttifak politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ağıralioğlu, Türkiye’de klasik sağ-sol ayrımının önemini kaybettiğini savundu.
Ağıralioğlu, “Türkiye’de artık sağ-sol kalmadı; planlılık ve plansızlık kaldı. Ciddiyet ile ciddiyetsizlik, milletin yanında duranlarla iktidar olmak için her yolu mübah görenler kaldı” dedi.
Cumhurbaşkanlığı seçimindeki yüzde 50+1 şartının ittifakları zorunlu hâle getirdiğini belirten Ağıralioğlu, milletvekili ve belediye başkanı transferlerinin siyasete duyulan güveni zedelediğini söyledi.
“KIRMIZI ÇİZGİLERİMİZDEN TAVİZ VERMEYECEĞİZ”
Anahtar Parti’nin bağımsız bir siyasi çizgide duracağını ifade eden Ağıralioğlu, olası ittifaklarda üniter devlet yapısı, anayasanın değiştirilemez maddeleri ve terörle mücadele konularının belirleyici olacağını söyledi.
Ağıralioğlu, “Çocuklarımızın katillerini affedenlerin yanında durmayız. Meclisi Kandil veya İmralı ile eşitleyen süreçlerin içinde yer almayız. Lozan’ı, üniter yapımızı, anayasamızın değişmez maddelerini ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı hassasiyetini koruyanlarla yol yürürüz” dedi.
İki bayrak, iki dil, iki başkent ve özerklik tartışmalarına kesinlikle müsamaha göstermeyeceklerini belirten Ağıralioğlu, devletin vatandaşına vereceği hakları terör örgütleriyle müzakere edemeyeceğini vurguladı.
Anahtar Parti’nin siyasi çizgisinin devlet, cumhuriyet, demokrasi, hukuk ve üretim programı üzerine kurulduğunu ifade eden Ağıralioğlu, “İttifak hattımızı günlük siyasi hesaplara göre değil, kırmızı çizgilerimize göre belirleyeceğiz” diye konuştu.