reklam
reklam
Lens Medya Haber ZONGULDAK Bugün susarsak yarın geç kalırız!

Bugün susarsak yarın geç kalırız!

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) bileşenleri, Zonguldak Madenci Anıtı’nda bir araya gelerek “Geçinemiyoruz” başlıklı eylem gerçekleştirdi.

Okunma Süresi: 4 dk

Üretimden gelen gücün kullanıldığı eylemde, artan hayat pahalılığına, maaşların erimesine ve kamu emekçilerinin giderek derinleşen yoksulluğuna dikkat çekildi. Eylemde sık sık “Bugün susarsak yarın geç kalırız” vurgusu yapıldı.

Gerçekleştirilen basın açıklamasına; Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İl Başkanı Devrim Dural, CHP Merkez İlçe Başkanı Nazmi Özden, CHP Kozlu İlçe Başkanı Merve Arslan, TMMOB bileşenleri ile KESK’e bağlı sendikaların temsilcileri katıldı. Madenci Anıtı önünde toplanan kamu emekçileri, taşıdıkları pankart ve dövizlerle taleplerini dile getirdi.

“İnsanca Bir Yaşam İçin İş Bıraktık”

KESK Dönem Sözcüsü Özgür Erkol, yaptığı basın açıklamasında kamu emekçilerinin neden iş bıraktığını ayrıntılarıyla anlattı. Erkol, insanca bir yaşam talebiyle ülke genelinde üretimden gelen gücün kullanıldığını belirterek, “Emeğimizin karşılığını istiyoruz. Yıllardır ‘geçinemiyoruz’ diye haykırıyoruz ancak ülkeyi yönetenler bu haykırışa kulak tıkıyor” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin enflasyon verilerine değinen Erkol, TÜİK’in açıkladığı rakamların gerçeği yansıtmadığını savundu. Türkiye’nin, TÜİK verilerine göre bile dünya genelinde en yüksek enflasyona sahip ülkeler arasında üst sıralara çıktığını ifade eden Erkol, gıdadan kiraya, eğitimden ulaşıma kadar her alanda fiyat artışlarının maaş zamlarını katladığını söyledi.

“Maaş Zammı Kiraya ve Vergiye Gidiyor”

Ocak ayında açıklanan maaş artışlarına da değinen Erkol, kamu emekçilerinin 2026 yılına taban aylıklar dâhil ortalama yüzde 12,5’lik bir artışla girdiğini, ancak aynı dönemde temel harcamalara yapılan zamların bunun çok üzerinde olduğunu kaydetti. Kiralardaki artışın maaş artışının neredeyse üç katına ulaştığını vurgulayan Erkol, örneklerle tabloyu ortaya koydu.

Bir kamu emekçisinin Aralık ayında aldığı maaşla ödediği kira oranının, Ocak ayında yapılan zamlarla birlikte daha da ağırlaştığını belirten Erkol, “Maaş zammı diye verilen artışın büyük bölümü daha cebimize girmeden kiraya ve adaletsiz vergi dilimlerine gidiyor. Kamu emekçileri her geçen gün daha fazla yoksullaşıyor” dedi.

“Bu Tablo Tesadüf Değil”

KESK Dönem Sözcüsü Erkol, yaşanan ekonomik tablonun tesadüf olmadığını belirterek, iktidar, Hakem Kurulu ve yandaş konfederasyonların bu süreçte ortak sorumluluğu bulunduğunu ifade etti. Toplu sözleşme süreçlerinin gerçek bir pazarlık zemini olmaktan uzak olduğunu savunan Erkol, kamu emekçilerinin taleplerinin sistematik olarak görmezden gelindiğini dile getirdi.

Geçmiş yıllarla kıyaslamalar yapan Erkol, maaşların alım gücünün dramatik biçimde düştüğünü vurguladı. On yıl önce alınabilen çeyrek altın sayısından, emeklilikte ev sahibi olabilme imkanına kadar birçok örnek veren Erkol, bugün gelinen noktada hem çalışanların hem de emeklilerin açlık ve yoksulluk sınırının altına itildiğini söyledi.

“Kaynak Var, Tercih Yanlış”

Açıklamada, sık sık dile getirilen “kaynak yok” söylemine de sert tepki gösterildi. Erkol, sorunun kaynak eksikliği değil, kaynakların kim için kullanıldığı sorunu olduğunu ifade ederek, bütçeden faize, teşviklere ve güvenlik harcamalarına ayrılan payların büyüklüğüne dikkat çekti. Buna karşın yoksullukla mücadele, istihdam ve sosyal desteklere ayrılan payın son derece sınırlı kaldığını söyledi.

KESK’in Talepleri Sıralandı

Basın açıklamasında KESK’in talepleri de net bir şekilde sıralandı. Buna göre KESK;

  • Ocak ayından itibaren maaşlara ek yüzde 20 artış yapılmasını,
  • İlave seyyanen ödeneğin taban maaşlara yansıtılmasını,
  • Tüm kamu emekçilerine 3600 ek gösterge verilmesini,
  • Grevli toplu pazarlık hakkının önündeki engellerin kaldırılmasını,
  • En düşük kamu emekçisi maaşının yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmasını,
  • Kira, kreş ve yol desteği sağlanmasını talep etti.

“Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz”

Açıklamanın sonunda tüm kamu emekçileri ve toplumun farklı kesimleri ortak mücadeleye davet edildi. Erkol, “Bugün susarsak yarın geç kalırız. Bugün durursak yarın yok sayılırız. Kurtuluş yok tek başına. Ya hep beraber ya hiçbirimiz” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *