reklam
reklam
Lens Medya Haber ZONGULDAK “FINDIK ÜRETİCİSİ GÖZ GÖRE GÖRE ZARARA MAHKÛM EDİLİYOR”

“FINDIK ÜRETİCİSİ GÖZ GÖRE GÖRE ZARARA MAHKÛM EDİLİYOR”

Serbest piyasada fındık fiyatları üretim maliyetlerinin altına gerilemekte ancak TMO ve Fiskobirlik piyasayı düzenleme görevini yerine getirmemektedir.

Okunma Süresi: 4 dk

Çözüm için alım kotası kaldırılmalı,Zonguldak’taki alım noktaları artırılmalı ve Levant kalite fındığın alım fiyatı en az 300 liraya yükseltilmelidir.

Fındık piyasasında yaşanan fiyat düşüşü sıradan bir dalgalanma olarak değerlendirilemez.

Üretici iktidarın yanlış tarım politikaları nedeniyle birkaç güçlü alıcının insafına terk edilmiştir.

Geçtiğimiz yıl eylül ayında 300 liraya kadar alıcı bulan fındığın bugün randıman ve alım noktasına göre 180–210 lira bandına kadar gerilemiştir.Üreticinin bütün giderleri artarken ürün fiyatı geçen yılın bile altında kalmıştır.

Enflasyonun yüzde 31’i, tarımsal girdi fiyatlarındaki artışın yüzde 32’yi, gübre fiyatlarındaki yükselişin ise yüzde 50’yi aşerken,motorinin litresi de 55 liradan 90 liraya çıkmıştır.Üreticinin bütün masrafları artarken ürününün fiyatı geçen yılın bile altına düşmüştür. Bunun adı serbest piyasa değil, üreticiyi güçlü alıcıların insafına terk etmektir.

“ÜRETİCİ HER KİLOGRAMDA ZARAR EDİYOR”

Ziraat odaları 1 kg fındığın işçilik dâhil maliyetini 230–245 lira arasında hesaplıyor ancak fındığını 180–210 liradan satmak zorunda kalan üretici kg başına 20 ila 60 lira zarar ediyor

Bu zarar bir ton fındıkta 20 bin ila 60 bin liraya ulaşıyor,özellikle Alaplı ve Ereğli’deki üreticiler artan bahçe temizliği, gübre, ilaç, işçilik, patoz ve nakliye maliyetlerinin altında eziliyor.

2026 yılı için belirlenen 465 liralık dekar desteğinin yalnızca beş litre motorine karşılık gelmektedir.

“Üreticiye destek verdiğini söyleyen iktidara soruyoruz: Beş litre mazotla hangi bahçe temizlenecek, hangi gübre taşınacak, hangi ürün pazara indirilecek? Üretici sadaka değil, emeğinin karşılığını istiyor.”

“TMO’NUN AÇIKLADIĞI FİYAT ÜRETİCİNİN CEBİNE GİRMİYOR”

Toprak Mahsulleri Ofisinin Levant kalite fındık için açıkladığı 250 liralık alım fiyatının serbest piyasada karşılık bulmuyor ve piyasa fiyatları TMO rakamının çok altında kalıyor.

TMO’nun yalnızca fiyat açıklamasının yeterli değildir.

Eğer, “Dönüm başına kota koyar, üreticiyi randevu sıralarında bekletir, yetersiz sayıdaki alım noktasıyla yetinir ve ürün bedelini haftalar sonra öderseniz açıkladığınız rakam taban fiyat olmaktan çıkar. Borcu ve işçi parası kapıya dayanmış üreticinin bekleyecek gücü yoktur. Piyasa aktörleri de üreticinin bu çaresizliğini fırsata çevirmektedir.

Zonguldak’ta yeterli sayıda ve kolay ulaşılabilir TMO alım noktası oluşturulması gerekir,üreticinin günlerce randevu beklemeye veya ürününü teslim edebilmek için kilometrelerce yol gitmeye mecbur bırakılmamalıdır.

“FİSKOBİRLİK ÜRETİCİDEN YANA AĞIRLIK KOYMALI”

Fiskobirlik’de fındık üreticisini koruma ve piyasada denge sağlama görevinden uzaklaşmıştır,kurum düşük piyasa fiyatlarını takip eden bir görüntü vermektedir.

“Üretici birliği olduğunu söyleyen bir kurum, TMO’nun açıkladığı fiyatın ve üretim maliyetinin altında alım yapamaz. Fiskobirlik’in görevi düşük fiyatları takip etmek değil, üreticiden yana ağırlık koyarak piyasayı yukarı taşımaktır”

Fiskobirlik iktidarın siyasi gölgesinden çıkarılmalı,yeniden üreticinin söz ve karar sahibi olduğu bağımsız bir yapıya kavuşturulmalıdır.

“TMO, dönüm başına uygulanan kotayı kaldırmalı ve Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı üreticilerin standartlara uygun ürünlerinin tamamını satın almalıdır. Zonguldak’ta fındık üretiminin yoğun olduğu bölgelerde alım noktaları ve alım kapasitesi artırılmalı, ürün bedelleri birkaç gün içinde ödenmelidir. Levant kalite fındığın alım fiyatı, gerçek üretim maliyeti ve üreticinin refah payı dikkate alınarak en az 300 liraya yükseltilmelidir.”

Rekabet Kurumu da fındık piyasasındaki alıcı yoğunlaşmasını ve eş zamanlı fiyat düşüşlerini incelemelidir.

Mazot, gübre ve ilaçta üreticiye doğrudan destek verilmesi gerekir.

“YENİ Parti olarak fındığı birkaç büyük alıcının insafına, üreticiyi borca ve çaresizliğe teslim eden bu politikanın karşısındayız. Zonguldak’ın emeğine, toprağına ve geleceğine sahip çıkmayı sürdüreceğiz. Fındığın gerçek sahibi üreticidir ve son sözü de üretici söyleyecektir.”

 

 

 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *