İstanbul Barosu Kültür Merkezi Salonu’nda hibrit formatta gerçekleştirilen forumda; ekoloji, kadın, hayvan, emek ve barınma hakkı savunucuları ile çok sayıda sivil toplum temsilcisi bir araya geldi.
Toplantıya 50’ye yakın ekoloji örgütü, platform, sivil toplum kuruluşu, siyasi parti ve meslek odası temsilcileri ile bireysel aktivistler katıldı. Katılımcılar, özellikle son yıllarda yaygınlaştırılan “acele kamulaştırma” uygulamalarının doğa ve yaşam alanları üzerinde ciddi tahribat yarattığını vurguladı.
AKBELEN SÜRECİ GÜNDEMİN MERKEZİNDEYDİ
Forumda yapılan konuşmalarda, Akbelen Ormanı’nda yaşananlar “ekolojik kırım” olarak değerlendirildi. Köylülerin mülksüzleştirilmesi, göçe zorlanması ve yaşam alanlarının şirket faaliyetlerine açılması, doğrudan yaşam hakkına müdahale olarak nitelendirildi.
Katılımcılar, yalnızca kırsal alanlarda değil; büyük kentlerde de benzer uygulamaların arttığına dikkat çekti. Ormanlar, meralar, sulak alanlar ve tarım arazilerinin madencilik ve enerji projeleri için kamulaştırıldığı; kentlerde ise yeşil alanların ve kent ormanlarının “kentsel dönüşüm” veya “kamu yararı” gerekçesiyle ranta açıldığı ifade edildi.
Özellikle deprem bölgelerinde acele kamulaştırma kararlarının, barınma hakkı ve doğa hakkı açısından yeni mağduriyetler yarattığı vurgulandı.
“EKOLOJİ MÜCADELESİ BİRLEŞTİRİLMELİ”
Forum formatında gerçekleşen toplantıda söz alan konuşmacılar, ekoloji mücadelesinin parçalı yapısının güç kaybına neden olduğunu belirtti. Ülkenin her bölgesinde süren direnişlerin ortaklaştırılması ve birleşik bir dayanışma hattı kurulması gerektiği dile getirildi.
İstanbul özelinde ise daha güçlü ve koordineli bir dayanışma ağı oluşturulmasının acil bir ihtiyaç olduğu ifade edildi. Başlangıç olarak İstanbul’da birleşik bir ekoloji dayanışma hattının örülmesi yönünde güçlü bir irade ortaya kondu.
BASKILARA KARŞI DAYANIŞMA VURGUSU
Katılımcılar, ekoloji mücadelesi yürüten aktivistlere yönelik gözaltı, tutuklama, yargılama ve fiziksel saldırı gibi baskı yöntemlerine dikkat çekti. Bu uygulamaların, yalnızca bireylere değil; doğrudan yaşam hakkına yönelik bir saldırı olduğu belirtildi.
Toplantıda öne çıkan başlıklar arasında şunlar yer aldı:
- Ekoloji örgütleri ve yaşam savunucuları arasında güçlü işbirliği kurulması,
- Yargı süreçleriyle karşı karşıya kalan aktivistlerin davalarının dayanışma içinde takip edilmesi,
- Emek ve demokrasi güçleriyle daha sıkı bağlar kurulması,
- Mücadelelerin ortaklaştırılması ve birleşik bir hat oluşturulması.
GENİŞ KATILIMLI TOPLANTI HAZIRLIĞI
Forum sonunda kesin bir karar alınmamış olmakla birlikte, en kısa sürede daha geniş katılımlı bir toplantı yapılması konusunda görüş birliği sağlandı. Gerekirse çevrim içi platformlar üzerinden gerçekleştirilecek yeni bir toplantıyla İstanbul’da birleşik bir ekoloji dayanışma ağının kurulmasının koşullarının tartışılacağı bildirildi.