Gonca, açıklamasında kamuoyunda sık sık gündeme gelen Millet Bahçesi projesinin neden hayata geçirilemediğini de resmi raporlar ve kronolojik bilgiler eşliğinde ayrıntılı şekilde paylaştı.
“Zonguldak İçin Kanayan Bir Yaraydı”
Secaattin Gonca, Kozlu sahilinde yer alan eski vahşi çöp döküm alanının Zonguldak için uzun yıllar boyunca çevre ve halk sağlığını tehdit eden ciddi bir sorun olduğunu belirtti. Alanın konumuna dikkat çeken Gonca, bölgenin çevresinde akaryakıt istasyonları, Zonguldak Belediyesi biyolojik arıtma tesisi ve KYK kız öğrenci yurtlarının bulunduğunu hatırlattı.
Gonca açıklamasında,
“Denize girilen sahillerin hemen yanında yer alan bu alan hem doğayı hem de insan sağlığını tehdit etmiştir” ifadelerine yer verdi.
“Vahşi Depolamaya 2008’de Son Verdik”
AK Parti’den Belediye Başkanı olarak görev yaptığı 2004–2009 dönemini hatırlatan Gonca, çevre sağlığını tehdit eden bu alanın kapatılmasının öncelikli projeleri arasında yer aldığını vurguladı.
Gonca, AK Parti hükümeti, ilgili bakanlıklar, teşkilat ve bölge milletvekillerinin desteğiyle Kozlu sahil yolundaki vahşi çöp döküm alanının 2008 yılında kapatıldığını ifade etti.
Sapça’da Modern Katı Atık Tesisi Kuruldu
Aynı yıl itibarıyla merkeze bağlı Sapça köyü mevkiinde düzenli katı atık depolama tesisinin devreye alındığını belirten Gonca, Zonguldak’taki tüm belediyelerin ve köylerin evsel ve tıbbi atıklarının bu tesiste modern yöntemlerle bertaraf edilmeye başlandığını söyledi.
Yavuz Donat Detayı ve Basının Rolü
Açıklamasında basının rolüne de değinen Gonca, sürecin ulusal ve yerel basın tarafından yakından takip edildiğini belirtti. Merhum duayen gazeteci Yavuz Donat’ın 2004 yılında alanda yaptığı incelemeleri köşesine taşıyarak çevre sorununa dikkat çektiğini hatırlattı.
“Devlette Devamlılık Esastır”
31 Mart 2009 yerel seçimlerinin ardından görevinden ayrıldığını ifade eden Gonca,
“Devlette devamlılık esastır. Görevi Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanına devrettim” dedi.
16 Yıldır Islah Yapılmadı
Gonca’nın açıklamasındaki en çarpıcı başlıklardan biri ise alanın kapatılmasının ardından geçen 16 yıllık süreçte herhangi bir rehabilitasyon çalışması yapılmamış olması oldu.
Gonca,
“Dalgalarla denize sürüklenen eski atıklar ve sahada biriken metan gazı ciddi bir risk oluşturmaya devam etmektedir” ifadelerini kullandı.
Millet Bahçesi Neden Hayata Geçmedi?
Kamuoyunda sık sık gündeme gelen Millet Bahçesi projesine de açıklık getiren Gonca, Zonguldak halkının yaklaşık 136 bin 403 metrekarelik deniz kenarı yaşam alanından mahrum bırakıldığını belirtti.
Bunun nedeninin ekonomik yetersizlik ya da zamanlama olmadığını vurgulayan Gonca, asıl sebebin biyogaz (metan gazı) tehlikesi ve deniz ile çöp alanı arasına yapılmayan tahkimat çalışmaları olduğunu söyledi.
Bilimsel Raporlar Uyarıyor
Gonca, TOKİ tarafından Kocaeli Üniversitesi’ne hazırlatılan bilimsel rapora dikkat çekerek, raporda alanın mevcut haliyle Millet Bahçesi ve rekreasyon alanı olarak kullanılamayacağının açıkça belirtildiğini aktardı.
Raporda, rehabilitasyon yapılmadan projeye başlanamayacağının altının çizildiğini ifade etti.
Resmi Süreç Neden Durdu?
Açıklamada resmi kronolojiye de yer veren Gonca, Millet Bahçesi için TOKİ’ye yetki verildiğini, Kocaeli Üniversitesi raporuyla biyogaz riskinin tespit edildiğini ve rehabilitasyon şartı konulduğunu belirtti. Ancak gerekli çalışmalar yapılmadığı için TOKİ sürecinin durdurulduğunu ifade etti.
“Metan Gazı Can Güvenliğini Tehdit Ediyor”
Metan gazının ciddi bir tehlike olduğuna dikkat çeken Gonca, alanın çevresindeki yapılaşmayı hatırlatarak, kontrol altına alınmayan metan gazının patlama riski taşıdığını vurguladı. Gonca, 1993 Ümraniye çöplüğü faciasını örnek göstererek uyarılarda bulundu.
“Zonguldak Halkı Yeşil Alanından Mahrum”
Açıklamasının sonunda çağrıda bulunan Gonca,
“Islah ve rehabilitasyon çalışmaları yapılmadığı için Zonguldak halkı deniz kenarında nefes alabileceği büyük bir yaşam alanından mahrum bırakılmıştır” ifadelerini kullandı.
Gonca, yaklaşık 16 yıl önce kapatılan bu alanın bilimsel esaslara uygun şekilde rehabilite edilerek Zonguldak halkının hizmetine sunulması gerektiğini belirtti.