reklam
reklam
Tahsin Erdem Hubris Sendromu'na mı yakalandı?

Tahsin Erdem Hubris Sendromu'na mı yakalandı?

YAYINLAMA:

Zonguldak siyasetinde bazen bir cümle bile ortalığı karıştırmaya yetiyor. 

Nitekim bugün tam olarak böyle bir durum yaşandı. 

BEUN Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu’nun sosyal medya hesabından yaptığı bir paylaşım, şehirde küçük bir soruglama yarattı!

Kutoğlu paylaşımında “Hubris sendromu”ndan söz etti. 

Yani aşırı kibir, güç zehirlenmesi, eleştiriye kapalılık, empati eksikliği…

Hatta işi biraz daha ileri götürüp “tanrısal ego” diye de tarif edilen bir durumdan bahsetti.

Tabii insan ister istemez merak ediyor.
Durup dururken bir akademisyen neden “Hubris sendromu” anlatır?

Rektörlük seçimleri mi yaklaşıyor?
Birilerine mesaj mı veriliyor?
Yoksa sadece psikoloji dersi mi veriliyor?

Bilmiyoruz.

Ama Hubris sendromunun tanımını okuyunca insanın aklına bazı isimler gelmiyor da değil.

Mesela Zonguldak’ta son dönemde hızla değişen bir profil var!

Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem.

Belediye başkanı olduktan sonra kendisini eleştiren gazetecilere “şeytan” benzetmesi yapan bir belediye başkanı düşünün.
Eleştiriye kapalı…
Empati giderek zayıflıyor…
Ve kendisini her alanda haklı gören bir yönetim tarzı.

Şimdi dönüp Kutoğlu’nun tarifine bir daha bakalım.

Gerçeklikten kopma…
Eleştiriye kapalılık…
Empati yoksunluğu…
Kendini üstün görme…

Tesadüf mü?

Buna karar vermek Zonguldaklıların işi.

Bir de işin şov kısmı var.

Belediyenin sosyal medya videolarında sürekli aynı şarkı!
“Babayla zor yarışırlar…”

Gerçekten de zor yarışıyorlar.

Çünkü “baba” olunca önce aileye hizmet edilir ya…

Tahsin Erdem'de öyle yapıyor!
Ama burada işler biraz farklı ilerliyor gibi.

Makam aracıyla konsere götürülen aile üyeleri,
Oğlunun elinden tutarak iş isteyen bir baba,
Belediyede işe alınan akrabalar, arkadaşlar…

Bir başka mesele daha var.

Belediye başkanı seçildiği gün Zonguldak Belediyesi’nin borcunu kapıya asan Tahsin Erdem, şeffaflık mesajları vermişti.

Peki şimdi?

İki yılın üsteünde bir süre geçti.

Belediyenin borcu ne durumda?
Ne kadar harcama yapıldı?
Hangi projeye ne kadar para gitti?

Bunları açıklamak zor değil.

Ama nedense ortada net bir tablo yok.

Bir de kulislerde konuşulan başka bir konu var:
Emirgan Otel.

Ruhsat meselesi konuşuluyor.
Hatta bazı iddialara göre otelin kafe işletmesinin belediye başkanının oğlu Emirhan’a verileceği konuşuluyor.

Doğru mu?
Yanlış mı?

Bunu açıklayacak kişi yine Tahsin Erdem’in kendisi.

Çünkü kendisi ne diyordu?

“Beni izlemeye devam edin.”

Sayın Başkan merak etmesin!

İzliyoruz.

Hurmaları da izliyoruz.
Salepleri de izliyoruz.
Dağıtılan temizlik malzemelerini de izliyoruz.

Bu ürünler kimden alındı?
Hangi firmadan geldi?
İhale yapıldı mı?

Bunları da merak ediyoruz.

Bu yardımların altında bir şey yoksa bile  kesinlikle bir şey vardır diyenleri bile görüyoruz.

Her gün kafe açan Tahsin Erdem’in bir anda oğlunun Emirgan Otel’de cafe işletmecisi olmaya çalışması tabi ki tesadüftür.

Öyle değil mi? 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *