Karadeniz Ereğli’nin il olması yönündeki tartışmalar Zonguldak siyasetinde gündemdeki yerini korurken, 22. Dönem Zonguldak Milletvekili Harun Akın’dan bölgenin geleceğine ilişkin kapsamlı bir değerlendirme geldi.
Ereğli’nin il statüsüne kavuşması konusunun yalnızca bir ilçenin idari statüsünün değiştirilmesi olarak görülmemesi gerektiğine dikkat çeken Akın, alınabilecek kararın Zonguldak’ın ekonomik yapısından nüfusuna, sanayi gücünden idari bütünlüğüne kadar birçok alanda sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.
Akın, Ereğli’nin gelişmesine karşı olmadıklarını ancak ilçenin il yapılması sürecinde Zonguldak’ın karşılaşabileceği olumsuzlukların göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti.
EREĞLİ’NİN İL OLMA HAKKI DEĞERLENDİRİLMELİ
Ereğli’nin sahip olduğu ekonomik ve sosyal potansiyelin dikkate alınması gerektiğini belirten Harun Akın, il olma tartışmalarının bilimsel ve somut kriterler üzerinden yürütülmesini istedi.
Akın, nüfus büyüklüğü, mevcut il merkezine uzaklık, sanayi kapasitesi, ulaşım imkânları, eğitim ve sağlık altyapısı ile bölgesel kalkınma koşullarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Ereğli’nin il olma talebinin haklı gerekçelerinin ele alınması gerektiğini ifade eden Akın, aynı zamanda Zonguldak’ın yaşayabileceği ekonomik ve idari kayıpların da kapsamlı biçimde incelenmesini istedi.
Akın, “Ereğli’nin il olma hakkını göz önünde bulunduralım. Ancak Zonguldak’ın karşılaşacağı olumsuzlukları yok sayamayız” ifadelerini kullandı.
SİYASETÇİLERE ÇAĞRI: HAMASİ AÇIKLAMALARI BIRAKIN!
İl olma tartışmalarının siyasi söylemler üzerinden yürütülmesini eleştiren Akın, hem Ereğli’de hem de Zonguldak’ta siyaset yapan isimlere önemli sorumluluklar düştüğünü belirtti.
Bölgenin geleceğini ilgilendiren böylesine önemli bir konuda günübirlik siyasi hesaplar yerine ortak akıl ve somut çalışmaların ön plana çıkarılması gerektiğini savunan Akın, şu ifadeleri kullandı:
“Bugün Ereğli ve Zonguldak’ta siyaset yapan tüm arkadaşlarımızın günü kurtarmak adına hamasi açıklamalar yapmak yerine, konunun önemini ve gerçeklerini ortaya koyarak bölge insanını rahatlatacak bir çalışma içinde olma zorunlulukları vardır.”
Akın, tartışmalara yalnızca siyasi partilerin değil, halkın, sivil toplum kuruluşlarının, sendikaların, ticaret ve sanayi odalarının ve esnaf kooperatiflerinin de katılması gerektiğini ifade etti.
Bölgenin geleceğini ilgilendiren kararların bütün tarafların sorun ve çözüm önerileri dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
BARTIN VE KARABÜK’ÜN AYRILIŞINI HATIRLATTI
Zonguldak’ın geçmişte yaşadığı idari değişikliklere dikkat çeken Harun Akın, Bartın ve Karabük’ün il olma süreçlerini hatırlattı.
Bartın’ın Eylül 1991’de, Karabük’ün ise Haziran 1995’te Zonguldak’tan ayrılarak il statüsüne kavuştuğunu belirten Akın, Ereğli’nin de il olması halinde Zonguldak’ın üçüncü kez benzer bir ayrılık süreci yaşayacağını ifade etti.
Cumhuriyet’in ilanından sonra 1 Nisan 1924 tarihinde kurulan ilk il olan Zonguldak, geçmişte çok daha geniş bir idari ve ekonomik coğrafyaya sahipti. Bartın ve Karabük’ün il olmasıyla birlikte bu illere bağlanan ilçeler de Zonguldak’ın idari sınırlarından ayrılmıştı.
Akın, geçmişte yaşanan bu değişimlerin hatırlanması gerektiğini belirterek Ereğli’nin il olması durumunda ortaya çıkabilecek sonuçların önceden değerlendirilmesinin önemine işaret etti.
“ZONGULDAK TÜRKİYE’NİN ALMANYASI GİBİYDİ”
Zonguldak’ın Türkiye’nin sanayileşme sürecinde üstlendiği tarihi role de değinen Harun Akın, kentin yalnızca bir maden şehri değil, Türkiye ekonomisinin gelişmesine öncülük eden önemli bir sanayi merkezi olduğunu vurguladı.
Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK), Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları (Erdemir), Karabük Demir ve Çelik Fabrikaları (Kardemir), Filyos Ateş Tuğla ve Çaycuma SEKA Kâğıt Fabrikası gibi sanayi kuruluşlarının bölgenin ekonomik gücünün oluşmasında önemli rol oynadığını belirten Akın, geçmişte Zonguldak’ın Türkiye’nin dört bir yanından göç aldığını hatırlattı.
Akın, bölgenin özellikle 1940'lı yıllardan itibaren sanayi ve istihdam olanakları sayesinde büyük bir çekim merkezi haline geldiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“Bölgemiz 1940’tan itibaren Türkiye’nin Almanyası gibi ülkemizin her yerinden iş ve aş için büyük göç aldı.”
Zonguldak’ın sanayi tesisleri, kömür üretimi ve iş gücüyle Türkiye’nin kalkınmasında tarihi bir sorumluluk üstlendiğini ifade eden Akın, bu ekonomik mirasın unutulmaması gerektiğini söyledi.
“MADENCİLER CANLARI PAHASINA BU ÜLKEYİ AYAĞA KALDIRDI”
Açıklamasında Zonguldak’ın emek ve madencilik geçmişine geniş yer veren Harun Akın, şehrin ekonomik değerinin yalnızca fabrikalarla ve üretim rakamlarıyla ölçülemeyeceğini belirtti.
Yüzlerce metre yerin altında çalışan madencilerin Türkiye’nin sanayileşmesine büyük katkı sunduğunu hatırlatan Akın, maden işçilerinin ağır çalışma koşullarında hayatlarını ortaya koyduklarını ifade etti.
Akın, Zonguldak’ın geçmişini şu sözlerle anlattı:
“Zonguldak insanı, ülkemiz ekonomisini ayağa kaldırmak için yerin yüzlerce metre altından canı pahasına kömür çıkarttı. Meslek hastası oldular, sakat kaldılar, maden şehidi oldular. Bölgemiz ülke sanayisinin ve emeğin başkenti oldu.”
Kentin geçmişinde büyük fedakârlıkların bulunduğunu vurgulayan Akın, Zonguldak’ın bugünkü idari ve ekonomik geleceğinin değerlendirilmesinde bu tarihsel birikimin de dikkate alınması gerektiğini savundu.
“EREĞLİ’Yİ BÜYÜTMEK ADINA ZONGULDAK’I KÜÇÜLTMEYİN”
Ereğli’nin gelişmesine, büyümesine ve hak ettiği kamu yatırımlarını almasına karşı olmadıklarını özellikle vurgulayan Harun Akın, iki kent arasında karşıtlık oluşturabilecek yaklaşımlara karşı çıktı.
Ereğli’nin sanayi, ticaret ve nüfus bakımından sahip olduğu potansiyelin değerlendirilmesi gerektiğini belirten Akın, bunun Zonguldak’ın geleceğini olumsuz etkileyecek bir sürece dönüşmemesi gerektiğini ifade etti.
Akın, açıklamasının en dikkat çekici bölümünde şu ifadeleri kullandı:
“Şimdi bünyemizden üçüncü ili çıkarmak için bir tartışma yürüyor. Ereğli’nin gelişmesine, büyümesine ve hak ettiği yatırımları almasına asla karşı değiliz. Ancak Ereğli’yi büyütmek adına Zonguldak’ı küçültmek, geçmişimize ve ortak değerlerimize haksızlık olur.”
“ZONGULDAK DENİZİ VE LİMANI OLAN EN BÜYÜK KÖYE DÖNÜŞEBİLİR”
Açıklamasının sonunda Zonguldak’ın geleceğine ilişkin çarpıcı bir uyarıda bulunan Harun Akın, Ereğli’nin il olması halinde Zonguldak’ın ekonomik ve idari gücünün daha da zayıflayabileceği yönündeki endişesini dile getirdi.
Türkiye Cumhuriyeti’nin ilanından sonra kurulan ilk il olmanın Zonguldak’a ayrı bir tarihsel sorumluluk yüklediğini belirten Akın, şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk ili olmamızın verdiği sorumlulukla, Zonguldak kendisi ile birlikte bünyesinden çıkarılmış dört il konumuna getirildiğinde, Türkiye’nin denizi ve limanı olan en büyük KÖYÜ olmak yoluna girmiş demektir.”
Akın, açıklamasını “Bu kaçınılmaz gerçeği vicdanlarınıza bırakıyorum” sözleriyle tamamladı.
GÖZLER ZONGULDAK VE EREĞLİ SİYASETİNDE
Harun Akın’ın açıklamaları, Ereğli’nin il olması tartışmasının yalnızca ilçenin kazanımları üzerinden değil, Zonguldak’ın geleceği açısından da değerlendirilmesi gerektiği yönündeki görüşleri yeniden gündeme taşıdı.
Ereğli’nin il olması halinde nüfus, kamu hizmetleri, idari yapılanma, sanayi ve bölgesel kalkınma üzerindeki etkilerin ne olacağı, tartışmanın temel başlıkları arasında bulunuyor.
Özellikle Bartın ve Karabük’ün ayrılmasının ardından Zonguldak’ın yeniden bir idari bölünmeyle karşı karşıya kalması ihtimali, konunun ekonomik ve sosyal sonuçlarının ayrıntılı biçimde değerlendirilmesi gerektiği yönündeki çağrıları güçlendiriyor.
Akın’ın açıklamasıyla birlikte gözler, Zonguldak ve Karadeniz Ereğli’deki siyasi parti temsilcilerine, milletvekillerine, yerel yöneticilere ve meslek kuruluşlarına çevrildi.