Kasnak yuvarlandı elek oldu, Tahsin Erdem melek oldu!
Zonguldak siyasetinde sular bir türlü durulmuyor.
Göreve geldiği günden bu yana Tahsin Erdem, toplumun farklı kesimleriyle yaşadığı gerilimlerle gündemden düşmüyor.
Taksici esnafıyla polemik, lokantacılarla mesafe, fırıncılarla soğuk rüzgâr, en çok da basınla yaşanan açık restleşme…
Liste uzayıp gidiyor.
Hatırlayalım…
Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem CHP Merkez İlçe Başkanlığı’nın düzenlediği kahvaltı programında kendisini eleştiren gazetecilere yönelik “şeytan” imasında bulunmuştu.
Eleştiriye tahammül edemeyen bir siyaset dili, demokrasi adına alarm zillerinin çalması demektir.
Bu imasından sonra anlıyoruz ki Tahsin Erdem için de artık alarm zilleri çalıyor!
Yetmedi; CHP İl Başkan Yardımcısı oğlu Barış Emirhan Erdem gazetecilere yönelik video üzerinden hakaretleri gündeme geldi.
Eleştiren basın “şeytan”, alkışlayan basın “melek” ilan edildi!
Şimdi madem öyle…
O zaman biz de “şeytanın avukatlığını” yapalım.
Sayın Başkan sık sık “Milletten aldım, millete veriyorum” diyor.
Peki milletten ne aldı?
Oy aldı.
Niye aldı?
– Ömer Selim Alan döneminde yapıldığını iddia ettiği yolsuzlukları ortaya çıkarmak için.
– Fevkani Köprüsü’nün neden yıkıldığını açıklamak için.
– Zonguldak’ın altyapı sorunlarını çözmek, yolları düzeltmek için.
Peki bugün tablo ne?
İki lokma dağıtımıyla, birkaç sembolik sosyal destekle belediyecilik yapıldığını düşünüyorsak, o zaman bu şehir çok ucuz bir şehir demektir.
Hizmet; kalıcı projedir, altyapıdır, şeffaflıktır, hesap verebilirliktir.
Hesap verebilirlik demişken!
Ramazan ayında 2 ton hurma dağıtılacağı açıklandı.
Güzel.
Sosyal destek elbette olmalı.
Şeytanın avukatlığını yapacağız dedik ya!
Soruyoruz!
Bu hurmalar kimden alındı?
Kaça alındı?
İhale usulü mü yapıldı?
Doğrudan temin mi?
Yine ihtiyaç sahiplerine dağıtılacağı açıklanan temizlik malzemesi kolileri…
“Kutuların içinde art niyet yok, dayanışma var” deniyor.
Belli bir dayanışma var!
Peki o dayanışmanın maliyeti nedir?
Hangi firmadan alındı?
Kaç liraya alındı?
Süreç şeffaf mı yürütüldü?
Dün, Ömer Selim Alan döneminde belediyeye Yaşar Gök üzerinden alınan temizlik malzemeleri manşet manşet eleştirilmedi mi?
O gün şeytan ilan edilen bir yönetim vardı da bugün melek mi var?
Biz dün de eleştiriyorduk, bugün de eleştiriyoruz.
Bizden olana “şükür”, bizden olmayana “yallah” demeyeceğiz.
Ömer Selim Alan eşini okuldan makam aracıyla aldırdı diye ortalık ayağa kaldıranlar, belediyeden kadınları kovan Tahsin Erdem’in eşine neredeyse başkan diyecekler! Belediyeyi aile şirketi gibi yönetmek hangi partiden olursa olsun kabul edilemez.
Kamu kurumu; kamuya aittir.
Bir başka konu… Sayın Başkan’ın oğluna iş aramak için Genel Maden İşçileri Sendikası’na gittiği iddiası kamuoyuna yansıdı.
Şimdi de “işsiz” denilen oğlunun dolar bozdururken görüntülendiği konuşuluyor.
İşsiz gençler ay sonunu getiremezken, döviz bozduran “işsiz” profili ister istemez tepki çekiyor.
Gençler arasında işsizlik rekor seviyedeyken, siyasete yakın isimlerin ayrıcalıklı görüntü vermesi toplum vicdanını yaralıyor.
Burada mesele şahıs değil, ilke meselesidir.
Mesele parti değil, adalet meselesidir.
Şeffaf belediyecilik deniyorsa, o zaman belgelerle konuşulur.
Açık ihale listeleri yayımlanır.
Kalem kalem harcamalar kamuoyuna sunulur.
Zonguldak halkı sadaka değil, hesap istiyor.
Algı değil, açıklık istiyor.
Slogan değil, icraat istiyor.
Sorular net!
Hurmalar kimden alındı, kaça alındı?
Temizlik kolileri hangi firmadan temin edildi, bedeli nedir?
Belediyede işe alınan isimler hangi kriterlere göre seçildi?
Kamuoyu adına sormak bizim görevimizdir.
Cevaplamak ise makam sahiplerinin sorumluluğudur.
Biz bunları soruyoruz diye “Şeytan” ilan ediliyorsak bırakın edilelim.
Hak, hukuk, adalet diyorsak, bu herkes için geçerli olacak.
Dün birine, bugün diğerine…
Ölçü değişmeyecek.
Zonguldak küçük bir şehir olabilir ama hafızası güçlüdür.
Kim ne demiş, kim ne yapmış unutmaz.
Şimdi söz sırası kendisini neredeyse melek ilan edecek olan Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem’de!
Şeffaflık iddiası varsa, buyurun açıklayın.
Belediyede işe alımlarda torpil yaptın mı yapmadın mı?
Fevkani Köprüsü konusunda korkudan geri çekildin mi, çekilmedin mi?
Sosyete Pazarı konusunda korkudan geri adım attın mı, atmadın mı?
Asansörlerin bakımı için İstanbul’daki firma ile anlaşıp “Rant” dedikoduları ortaya çıkınca geri adım attın mı, atmadın mı?
Şimdilik Tahsin Başkan bunlara cevap verse yeterli!
Özel dosyadaki soruları daha sonra sırası gelince soracağız!