Kirli bir düzende seçim bu kadar olur!
Zonguldak İl Genel Meclisi Başkanlığı seçimleri güne damga vurdu.
Adı seçimdi ama yaşananlar demokrasiyle açıklanamayacak kadar karanlık, kirli ve tartışmalı olarak tarihe geçti.
Bir yanda mevcut başkan Necdet Karaveli, diğer yanda CHP’nin adayı Hayrettin Kartal.
Ortada olması gereken şey sandık iradesiydi.
Ama olan ne oldu?
Harflerin savaşı!
Entrikalar, oyunlar!
Necdet yerine “Nejdet” yazıldı diye oy iptal edildi…
“Kartal” yerine “Kaltal” yazıldı diye oy çöpe atıldı…
Soruyoruz!
Bu bir seçim mi, yoksa ilkokul yazı sınavı mı?
Yoksa bir sınıfta ilkokul başkanını mı seçiyoruz?
Daha seçeceği başkanın adını yazamayanları biz buraya nasıl meclis üyesi olarak seçtik anlamıyorum.
Böyle bir seçim olabilir mi?
Yıl olmuş 2026…
Bunlar kağıda yazı yazarak seçim yapıyor.
Bir harf…
Sadece bir harf…
Ve o harf, Zonguldak’ın kaderini belirliyor!
Ne günlere kaldık arkadaş!
Ama asıl mesele bu değil.
Gelelim asıl meseleye!
O harf gerçekten yanlış mı yazıldı?
CHP cephesi diyor ki: “R harfi doğruydu, L diye kabul ettirdiler.”
Yani açık açık bir irade gaspı iddiası var.
Daha vahimi ise şu!
Geçmişte aynı mecliste bir CHP’li üyenin oyunu Ak Partili Necdet Karaveli’ye sattığı iddiaları hâlâ hafızalarda.
Peki şimdi?
Aynı senaryo başka bir yöntemle mi sahnede?
Bir harf hatası ama öyle bir hata ki sonucu belirliyor.
Tesadüf mü?
Yoksa ince ayarlı bir sabotaj mı?
Şimdi kimse kusura bakmasın…
Bu şehir artık “yanlışlıkla” olan şeylere inanmıyor.
Seçim bitti diyenler var!
“Yarın görev dağılımı yapılacak” diyenler var!
Seçime itiraz edilecek daha bitmedi diyen var!
Ama toplumda bitmeyen bir şey daha var!
Vicdan!
Eğer ortada şaibe varsa…
Eğer bir oy bile tartışmalıysa…
Eğer bir taraf “hakkım yendi” diyorsa…
O seçim bitmez!
Bitmiş gibi gösterilir!
Tabi CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz’ın tepkisi sertti.
Yerinde miydi?
Bence Evet.
Ama eksikti!
Çünkü bu şehirde insanlar yıllardır aynı tepkiyi veriyor.
Ama kimse onları duymuyor!
Deniz Yavuzyılmaz’ın Zonguldak Belediyesi’nde torpille alınan işçiler sonrası da bu denli tepki vermesini beklerdik.
Deniz Yavuzyılmaz’ın Kozlu Belediyesi’nde torpille işe girenler sonrası aynı tepkiyi vermesini beklerdik.
Canın yanan nasıl bağırıyor değil mi?
Torpille işe giremeyen gençler bağırdı…
Hakkı yenilen işçiler bağırdı…
Mülakatta elenenler bağırdı…
Kim duydu?
Hiç kimse!
Bugün Deniz Yavuzyılmaz’ın gösterdiği tepkiyi,
Zonguldak halkı yıllardır gösteriyor zaten.
Ama o zaman kimse olmuyor yanlarında!
Artık açık konuşalım!
Bu işin AK Parti’si yok!
Bu işin CHP’si yok!
Bu işin adı: DÜZEN!
Zonguldak Belediyesi’nde işe alınanlara bakın…
Kozlu Belediyesi’ne bakın…
İl Özel İdaresi’ne bakın…
Hep aynı hikâye…
“Bizden olan” kazanıyor.
Peki ya olmayan?
Kapının önünde…
Umutsuz…
Kırgın…
Ve en tehlikelisi ise inancını kaybetmiş!
Bugün o mecliste yaşananlar da aslında siyasi çürümenin bir sonucu olarak ortaya çıkıyor.
Sen dün birinin hakkını yersen bir gün senden güçlü biri gelir ve oyunla, yazıyla senin hakkını yer!
Bakın bugün meclis binasının önünde kimler vardı?
Zonguldak Belediyesi’nde torpille işe alınanlar!
Peki neden oradaydılar?
Zonguldak Belediyesi bünyesinde vatandaşa hizmet için mi gelmişler!
Bu sorunun cevabını herkes biliyor!
Ama kimse yüksek sesle söyleyemiyor.
Çünkü bu şehirde artık doğruları söylemenin bir bedeli var!
Bugün meclisteki kavganın sebebi hizmet için değil!
Koltuğu kim kapacak kavgası!
Çünkü artık liyakat değil…
Sadakat ödüllendiriliyor!
Çünkü burada hak değil…
Güç konuşuyor!
Ve en acısı ne biliyor musunuz?
Bu kirli düzen artık normalleşiyor.
Onlar yaptı bizde yapacağıza geliyor.
İnsanlar da “zaten böyle” demeye başladı.
İşte asıl çöküş burada!
Bu seçimde kazanan kim?
Necdet Karaveli mi?
Hayrettin Kartal mı?
Hayır!
Kazanan yine o görünmeyen yapı!
O kirli düzen!
Kaybeden mi?
Her zamanki gibi Zonguldak!
Ve bu şehir kaybetmeye devam ettiği sürece birileri kazanmaya devam edecek!
Ama unutmayın!
Adalet bir gün gerçekten herkese lazım olacak.
O gün geldiğinde, bu kirli düzenin altında kalanlar, bugün susanlar olacak!