reklam
reklam
Vah ki ne vah!

Vah ki ne vah!

YAYINLAMA:

Günlerdir devam eden tartışmaya bakınca insan ister istemez şunu düşünüyor:Sanki Zonguldak’ın tek meselesi bu. Şehirde başka hiçbir sorun kalmamış gibi, bütün enerji bir seçim yönteminin gölgesinde tüketiliyor.
Oysa gerçek hayat, bu tartışmaların çok ötesinde akmaya devam ediyor.
Zonguldak’ta yaşananlar bir seçim tartışmasından öte, bir zihniyet fotoğrafıdır. Görünen o ki mesele sadece oy pusulası değil;mesele,o pusulayı dolduracak ehliyetin olup olmadığıdır.
Adını soyadını doğru düzgün yazamayan insanların memleket idaresinde söz sahibi olması, başlı başına bir sorgulama sebebidir. Yazı, insanın sadece harflerle kurduğu bir düzen değildir; aynı zamanda düşüncesinin disiplinidir.
Disiplinin olmadığı yerde karar olur, fakat o kararın omurgası olmaz.
İki adayın ismi ortada,yöntem baştan tartışmalı, sonuç ise kaçınılmaz şekilde ihtilaflı…
Böylesi bir tabloda kim haklı,kim haksız sorusu ikinci planda kalır.Asıl soru şudur: Bu kadar basit bir süreci bile sağlıklı yürütemeyen bir anlayış,daha büyük meseleleri nasıl taşıyacak?
Sahne sadece meclis salonuyla sınırlı kalmadı. CHP Zonguldak Milletvekili Deniz YavuzYılmaz’ın sergilediği tavır da ayrı bir başlık olarak hafızalara kazındı. Temsil makamı, gösteri alanı değildir.
Sözün ağırlığı, bağırarak değil; yerinde ve zamanında kullanılarak hissedilir.Gürültü, haklılığı büyütmez; çoğu zaman gölgeler.
Zonguldak’ın ise kaybedecek tek bir günü bile yok. İşsizlik can yakıyor, trafik içinden çıkılmaz hale geliyor,park ve sosyal alan ihtiyacı her geçen gün büyüyor.Lavuar alanı hâlâ hak ettiği değeri bulamıyor. TTK’nın yeniden üretime geçirilmesi bir hayal gibi bekletiliyor.Şehrin spor altyapısı eksik, tribünler yetersiz. Bürokrasi ise liyakatten uzaklaştıkça,adalet duygusu aşınıyor.
Bütün bunlar ortadayken, enerjinin şekil tartışmalarına ve kişisel gösterilere harcanması, bu şehre yapılabilecek en büyük haksızlıklardan biridir.
İnsan zihni,önemsiz ayrıntılarla oyalanmayı sever; çünkü gerçek sorunlarla yüzleşmek cesaret ister.Kolay olan, tartışmayı büyütmektir.Zor olan ise çözüm üretmektir.
Mesele artık çok nettir:Bu şehir,lafın değil aklın peşinden gidenlere ihtiyaç duymaktadır.
Aksi halde biz daha çok “vah” çekeriz…

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *