reklam
reklam
Devrim Dural nasıl oy isteyecek?

Devrim Dural nasıl oy isteyecek?

YAYINLAMA:

Zonguldak Belediyesi’nde yaşananları izlerken insan bizim gördüklerimizi CHP İl Başkanı Devrim Dural görmüyor mu diye insan sormadan edemiyor!

Şehirde gerçekten yönetim mi var, yoksa büyük bir “aile şirketi” mi kurulmuş?

Belli değil!

Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem’in göreve gelişinin üzerinden 2 yılın üzerinde bir süre geçti ama belediyede yaşanan tablo şimdiden herkesin dilinde. 

Şehrin sorunları çözülüyor mu, projeler hayata geçiyor mu?

Hurmalar, salepler hariç, birde esnaf düşmanlığını saymazsak yok! 

Fakat akrabaların, eş dostun ve yakın çevrenin hızla yükselişi devam ediyor.

Kulislerde anlatılanlara bakılırsa belediyede işler de koltuklar da paylaştırılmış gibi görünüyor. 

Belediye Başkanı Tahsin Erdem’in koltuğunu eşine, işleri de oğluna bıraktığı yönündeki iddialar Zonguldak’ta artık neredeyse açık açık konuşuluyor. 

Belediye yönetiminin bir aile organizasyonuna dönüşmesi ise vatandaşın en çok tepki gösterdiği konuların başında geliyor.

Hani CHP yıllardır “Hak, hukuk, adalet” diyordu ya…

İşte vatandaşın en çok sorduğu soru da tam olarak burada başlıyor. 

Hak, hukuk, adalet söylemiyle siyaset yapanların, iş belediyedeki kadrolara gelince nasıl da eş dost akraba düzenine teslim olduğunu görmek insanları ister istemez düşündürüyor.

Zonguldak’ta yaşanan bu tablo karşısında ise dikkat çeken başka bir sessizlik var.

O da CHP Zonguldak İl Başkanı Devrim Dural’ın sessizliği.

Şehirde bu kadar iddia konuşulurken, belediyedeki bu kadar tartışma gündemdeyken Devrim Dural’dan tek bir ciddi açıklama duyan var mı?

Yok.

Sanki il başkanı değil de belediyenin uzaktan izleyen bir seyircisi gibi…

Milletvekilleri sessiz… 

İl başkanı sessiz… 

Belediye yönetimi ise kendi bildiğini okumaya devam ediyor.

Bu sessizliğin sebebi ne?

Zonguldak siyaset kulislerinde konuşulanlara bakılırsa bunun da bir cevabı var.

İddiaya göre Devrim Dural’ın ağzına “Seni milletvekili yapacağız” balı çalınmış. 

Eğer kulisler doğruysa bu durumda Dural’ın sessizliği biraz daha anlaşılır hale geliyor.

Çünkü milletvekilliği hayali kuran bir il başkanının belediye yönetimiyle karşı karşıya gelmek istememesi de siyasetin bilinen gerçeklerinden biridir.

Ama burada unutulan bir şey var.

Siyaset yalnızca koltuk hesabı değildir. 

Aynı zamanda halka karşı sorumluluk işidir.

Bugün Zonguldak Belediyesi’nde yaşananlara tek kelime etmeyen bir il başkanı yarın seçim zamanı vatandaşın kapısını nasıl çalacak?

Kapıyı çalıp ne diyecek?

“Bize oy verin mi?” diyecek.

Peki vatandaş ne diyecek?

“Belediyeyi akraba kadrosuna çevirmek için mi oy verelim?” diye sormayacak mı?

“İlanlar göstermelik, listeler önceden hazırlanmışken mi oy verelim?” demeyecek mi?

İşte asıl merak edilen mesele tam da burada başlıyor.

Çünkü şimdi konuşulan yeni bir konu daha var.

Zonguldak Belediyesi’ne 17 şoför alınacağı söyleniyor.

Bu kez yöntem değişmiş.

Eskisi gibi el altından değil, İşkur üzerinden alınacakmış.

Kulağa oldukça güzel geliyor değil mi?

Fakat ben size şimdiden söyleyeyim.

Liste şimdiden hazır.

İlan ise sadece prosedür.

Yani halkın anlayacağı dille söylemek gerekirse…

“İlan var ama iş yok.”

Bütün bunlar yaşanırken belediyenin başka bir “reklam stratejisi” de dikkat çekiyor.

Ramazan ayında fakir vatandaşlara temizlik malzemesi dağıtılıyor. 

Yardım yapılmasına kimse karşı değil. 

Tam tersine bu şehirde ihtiyaç sahibi insanlara destek olunması herkesin istediği bir şey.

Ama yardımlar yapılırken kapı kapı dolaşılıp fotoğraf çekilmesi, kameraların açılması ve bu görüntülerin servis edilmesi insanlara şu soruyu sorduruyor!

Yardım mı yapılıyor, reklam mı?

Üstelik bu reklamların yapılması için belediyeye yaklaşık 10 kişinin alındığı ve bunun aylık maliyetinin 700 bin lirayı geçtiği konuşuluyor.

Yani bir tarafta fakir vatandaşların evlerine gidilip fotoğraf çekiliyor!

Diğer tarafta belediyenin kasasından yüzbinlerce lira reklam kadrolarına harcanıyor.

Şimdi sormak gerekiyor!

“Gerçekten hizmet mi yapılıyor, yoksa algı mı yönetiliyor?”

Tüm bunların ortasında ise yine aynı isim var:

CHP İl Başkanı Devrim Dural.

Şehirde herkes konuşuyor.

Gazeteciler yazıyor.

Vatandaş soruyor.

Ama Devrim Dural susuyor.

CHP’nin il başkanı Devrim Dural mı?

Yoksa belediyedeki asıl siyasi koordinasyonu Belediye Başkanı Tahsin Erdem’in oğlu Barış Emirhan Erdem mi yürütüyor?

Çünkü şehirde anlatılanlara bakılırsa emirler Tahsin Erdem’den geliyor, Barış Emirhan Erdem siyasi iletişimi kuruyor, Devrim Dural ise uyguluyor.

Eğer tablo gerçekten böyleyse CHP’nin Zonguldak’taki durumu gerçekten düşündürücü.

Bir zamanlar “halkın partisi” olduğunu söyleyen bir siyasi hareketin bugün geldiği noktayı görmek insanı üzüyor.

Siyaset; eleştiri yapabilme cesaretidir.

Yanlışı söyleyebilme iradesidir.

Parti içindeki yanlışlara bile ses çıkarabilmektir.

Ama bugün Zonguldak’ta gördüğümüz tablo tam tersini gösteriyor.

Sessizlik.

İtaat.

Ve bekleyiş…

Bugün susan Devrim Dural, yarın seçim zamanı bu şehirde kapı kapı dolaşıp CHP için nasıl oy isteyecek?

İşte asıl merak edilen mesele tam olarak bu.

Bekleyip göreceğiz!

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *