reklam
reklam
Lens Medya Haber ZONGULDAK Tahsin Erdem kendisine konfor alanı yaratmak istiyor!

Tahsin Erdem kendisine konfor alanı yaratmak istiyor!

Lens Medya Haber Genel Yayın Yönetmeni Ergin Özkul, Zonguldak’ta son dönemde sıkça dillendirilen “birlik ve beraberlik” söylemlerini mercek altına aldı. Ortak akıl vurgusunun gerçekten halkın yararına mı yoksa siyasetin konfor alanına mı hizmet ettiği sorusunu cesur bir dille gündeme taşıdı. İşte o yazı!

Okunma Süresi: 3 dk

Son günlerde Zonguldak kamuoyuna servis edilen “Gaziantep Modeli”, “birlik, beraberlik, ortak akıl” söylemleri kulağa hoş geliyor olabilir. Ancak siyaset sadece iyi niyet temennileriyle, fotoğraf kareleriyle ve süslü cümlelerle yapılmıyor. Asıl mesele, bu söylemlerin arkasının dolu olup olmadığıdır.

Evet, Belediye Başkanı Tahsin Erdem’in “Zonguldak’ın kavgaya değil, birlik ve beraberliğe ihtiyacı var” sözleri yumuşak bir dil içeriyor. AK Parti İl Başkanı Mustafa Çağlayan’ın bu çağrıya olumlu yaklaşması da siyasi nezaket açısından kıymetlidir. Buna kimsenin itirazı yok. Ancak asıl soru şudur!
Bu birliktelik, Zonguldak halkının sorunlarını çözmek için mi, yoksa siyasetin riskli alanlarından kaçmak için mi kuruluyor?

Türkiye’de “birlik ve beraberlik” söylemi ne zaman yükselse, arkasından genellikle şu tablo gelir!
Eleştirenler “kavga çıkaran”,  

Soru soranlar “operasyoncu”, 

Hesap soranlar ise “fitneci” ilan edilir.

Oysa demokrasilerde kavga değil ama çatışma olur.
Fikirlerin çatışması olur.
Projelerin, önceliklerin, bütçelerin çatışması olur.

Yerel yönetim anlayışı, “herkes susup aynı fotoğrafa girsin” anlayışı değildir. Eğer her konuda aynı düşünen, aynı konuşan, aynı susan bir yapı oluşuyorsa; orada ortak akıl değil, ortak konfor alanı vardır.

Peki Gaziantep modeli Zonguldak’a uyar mı?

Gaziantep Modeli sıkça örnek gösteriliyor. Ancak Gaziantep’i Gaziantep yapan şey sadece siyasi uzlaşı değil; güçlü sanayi altyapısı, üretim kültürü, ticaret refleksi ve yıllara yayılan kurumsal birikimdir.

Zonguldak’ın sorunu ise çok daha derindir:

İşsizlik,

Göç,

Çöken sanayi mirası,

Plansız kentleşme,

Yıllardır çözülemeyen altyapı problemleri!

Bu sorunlar, yalnızca “omuz omuza fotoğraf” ile çözülmez. 

Cesur kararlar, net duruşlar ve gerektiğinde siyasi risk almayı gerektirir.

Tahsin Erdem daha üst geçidin sorumluluğunu alamıyor.

Sokakta artık kendisinden “Geri vites Tahsin!” diye bahsediliyor.

Evet!

Zonguldak halkı gerçekten kavgadan yoruldu.
Ama şunu da açıkça söyleyelim!
Zonguldak halkı sorulmayan sorulardan, hesabı verilmeyen kararlardan ve eleştiriden muaf yöneticilerden de yoruldu.

Birlik demek;

Her şeye “tamam” demek değildir.

Yanlışı görmezden gelmek değildir.

Eleştireni susturmak hiç değildir.

Gerçek birlik, şehrin menfaati için gerektiğinde masaya yumruğu vurabilmektir. Gerektiğinde “burada hata var” diyebilmektir.

Ama Tahsin Erdem CHP’ye yaranmak için Ak Parti İl Başkanına saran, Ak Parti’den belki destek alırım diye korkudan aylarca odasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın fotoğrafını indiremedi.

Fevkani Köprüsünde rant var dedi, seçimden sonra neden bir soruşturma açtıramadı.

Tahsin Erdem’in şimdi Mustafa Çağlayan'a zeytin dalı uzatır gibi yapıp vitesi “R” ye takışı birliktelikten değil kendisine konfor alanı sağlamaya çalışmasındandır.

Şimdi herkesin ağzında “Başka Zonguldak yok” lafı!

Evet

“Başka Zonguldak yok” cümlesine katılıyoruz.
Ama Zonguldak’ı korumanın yolu; herkesi aynı cümlede buluşturmak değil, doğruyu cesaretle savunmaktan geçer.

Birlik, eleştiriyi yok ediyorsa tehlikelidir.
Huzur, suskunlukla sağlanıyorsa sahtedir.

Zonguldak’ın ihtiyacı; fotoğraflar değil, netliktir.
Söz değil, sonuçtur.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *