Tahsin Erdem'i gördükçe CHP'ye olan güven azalıyor!
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel neredeyse her gün bir şehirde miting yapıyor.
Mikrofonu eline alır almaz aynı cümleler yankılanıyor!
“Hak, hukuk, adalet… Liyakat… Mülakat kalkacak… Gençler iş bulacak…”
Kulağa hoş geliyor.
Meydanlarda alkış da alıyor.
Ancak insanın aklına ister istemez şu soru geliyor!
Sayın Özel’in kulağına Zonguldak’tan hiç ses gitmiyor mu?
Çünkü Zonguldak’ta yaşananlara bakınca, meydanlarda anlatılan hikâye ile sahadaki gerçek arasında dağlar kadar fark olduğu görülüyor.
CHP’nin Zonguldak’ta yerel seçimlerde kazandığı belediyenin başında Tahsin Erdem var.
Ancak belediyeye dışarıdan bakan birçok kişi artık burayı “Zonguldak Belediyesi” olarak değil, “Erdem Ailesi Limited Şirketi” gibi görmeye başladı.
Neden mi?
Çünkü belediyede işe girenlerin listesine bakıldığında, akraba, eş, dost, tanıdık zinciri dikkat çekiyor.
Liyakat mi?
Tecrübe mi?
KPSS mi?
Bunlar artık ikinci planda kaldı.
Miting meydanlarında “mülakatı kaldıracağız” denirken, Zonguldak’ta ki olaylara bakarmısınız?
“Zonguldak’ta mülakat kalkmadan önce akrabalık sistemi mi kuruldu.”
El altından işe alınanlara ne diyeceksiniz?
Zonguldak’ta bir başka ilginç tablo daha var!
Belediyede belediye başkanından çok aile bireylerinin sesi çıkıyor.
Öyle ki bazı vatandaşlar işi espriye vurmuş durumda!
“Belediyede bir işiniz varsa önce başkanı değil, aileyi bulmanız lazım.”
Bu söylentiler Zonguldak’ta artık fısıltı değil, yüksek sesle konuşuluyor.
Siyasette eleştiri kaldırabilmek önemlidir.
Ama Zonguldak Belediyesi’nde zaman zaman ortaya çıkan tablo farklı.
Tahsin Erdem bazı konularda sert açıklamalar yaparken, güç karşısında bir anda geri vites devreye giriyor.
Önce yüksek perdeden konuşuluyor, sonra bir bakıyorsunuz sessizlik…
Sanki şehir yönetilmiyor da nabza göre şerbet veriliyor.
Bir de belediyenin “icraat” kısmı var.
Büyük projeler mi?
Şehrin kronik sorunlarına çözüm mü?
Bunlar yerine zaman zaman ortaya çıkan görüntüler vatandaşın diline düşüyor.
Hurma dağıtımı…
Okuma salonuna takılan stor perde…
Bunların sosyal medyada servis edilmesi…
“Şehrin vizyonu gerçekten bu mu?”
Demokrasi sadece seçim kazanmak değildir.
Eleştiriyi de kabul edebilmektir.
Ancak şehirde bazı basın mensuplarının eleştirileri nedeniyle hedef alındığı veya küçümsendiği hatta aşağılandığını artık herkes biliyor.
Oysa basın, siyasetçinin düşmanı değildir.
Tam tersine yanlışların görülmesini sağlayan aynadır.
Aynayı kırarak yüzünüzü düzeltemezsiniz.
Peki Zonguldak’ta bu kadar konuşulan şeyleri kimse Ankara’ya taşımıyor mu?
Mesela CHP’nin Zonguldak milletvekilleri olan
Deniz Yavuzyılmaz ve
Eylem Ertuğrul
Bu şehirde yaşananları hiç mi duymuyor?
Ya da duyuyorlar da duymamayı mı tercih ediyorlar?
Sayın Özgür Özel, meydanlarda anlattığınız Türkiye ile Zonguldak’taki tablo arasında ciddi bir uçurum varsa, bunu görmezden gelmek kime fayda sağlar?
Çünkü vatandaş siyasetçinin söylediklerine değil, yaptıklarına bakar.
Eğer yerelde ortaya çıkan örnekler bu şekilde devam ederse, insanların aklına şu soru gelmesi kaçınılmazdır!
“CHP iktidara gelirse Türkiye de böyle mi yönetilecek?”
Zonguldak küçük bir şehir olabilir.
Ama siyaset için büyük bir test alanıdır.
Eğer bir belediye gerçekten liyakatle, şeffaflıkla ve adaletle yönetilmiyorsa meydanlarda yapılan konuşmaların inandırıcılığı da azalır.
Bu nedenle CHP Genel Merkezi’nin Zonguldak’taki tabloya kulak vermesi gerekiyor.
Çünkü siyaset bazen büyük mitinglerde değil, küçük şehirlerdeki gerçeklerde kaybedilir.
O yüzden Zonguldak’ta CHP seçmeni şimdiden Tahsin Erdem’i gördükçe Özgür Özel’e olan güvenini kaybediyor!