İş Kanunu’na göre belirsiz süreli iş sözleşmesini sona erdirmek isteyen taraf, fesih kararını belirli süreler öncesinden karşı tarafa bildirmek zorunda. Bildirimi, sözleşmeyi fesheden taraf yapıyor. Bildirim süreleri ise çalışanın işyerindeki kıdemine göre değişiyor.
Buna göre;
İşyerinde 6 aydan az çalışmış işçi için 2 hafta,
6 ay ile 1,5 yıl arası çalışmış işçi için 4 hafta,
1,5 yıl ile 3 yıl arası çalışmış işçi için 6 hafta,
3 yıldan fazla çalışmış işçi için ise 8 hafta önceden bildirim yapılması gerekiyor.
Bu süreler azaltılamıyor ancak tarafların anlaşmasıyla uzatılabiliyor.
Bildirim yükümlülüğüne uymayan taraf ise, bildirim süresine karşılık gelen ücret tutarında ihbar tazminatı ödemekle sorumlu oluyor. HaberTürk’ten Ahmet Kıvanç’ın aktardığı bilgilere göre, kamuoyunda genellikle ihbar tazminatının sadece işverenin sorumluluğunda olduğu düşünülüyor. Oysa kurala uymadan işten ayrılan işçi de işverene ihbar tazminatı ödemek zorunda kalabiliyor. Bu nedenle çalışanların, ayrılık sürecinde yasal bildirim sürelerine dikkat etmesi önem taşıyor.
Hangi Hallerde İhbar Tazminatı Ödenmez?
Bazı özel durumlarda ise ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmuyor. İşçinin haklı nedenle fesih hakkını kullanabileceği durumlar arasında şunlar yer alıyor:
Yapılan işin işçinin sağlığı veya yaşamı için tehlike oluşturması,
İşçinin sürekli görüştüğü işçi ya da işverenin bulaşıcı veya işle bağdaşmayan bir hastalığa yakalanması,
İşverenin işçinin veya aile fertlerinin şeref ve namusuna yönelik söz ve davranışlarda bulunması,
İşyerinde cinsel taciz yaşanması ve bildirilmesine rağmen önlem alınmaması,
Ücretin zamanında ve eksiksiz ödenmemesi,
İşyerinde bir haftadan fazla süreyle çalışmayı durduracak zorlayıcı sebeplerin ortaya çıkması.
Bu gibi durumlarda işçi sözleşmesini haklı nedenle feshederse ihbar tazminatı ödemez. Ancak aynı şekilde işverenden de ihbar tazminatı talep edemez.
İşverenin Haklı Fesih Sebepleri
İşveren açısından da haklı fesih halleri bulunuyor. Bunlar arasında;
İşçinin kendi kusurundan kaynaklanan hastalık ya da içkiye düşkünlük nedeniyle ardı ardına 3 iş günü veya bir ayda 5 iş gününden fazla devamsızlık yapması,
Tedavi edilemeyecek nitelikte hastalık nedeniyle işyerinde çalışmasının sakıncalı olduğuna dair rapor bulunması,
Hastalık veya kaza gibi durumlarda ihbar süresini 6 hafta aşan kesintisiz rapor kullanılması,
İşe girerken gerçeğe aykırı bilgi verilmesi,
Cinsel taciz, hırsızlık, güveni kötüye kullanma,
İşyerine alkollü ya da uyuşturucu madde etkisi altında gelme,
İzinsiz olarak ardı ardına 2 iş günü veya bir ay içinde belirli sayıda devamsızlık yapılması gibi ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışlar yer alıyor.
Askerlik ve Emeklilikte Bildirim Şartı Yok
Öte yandan askerlik veya emeklilik nedeniyle işten ayrılan çalışanlar için ihbar süresine uyma zorunluluğu bulunmuyor. Bu hallerde tarafların ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü doğmuyor.
İhbar Tazminatı Nasıl Hesaplanıyor?
İhbar tazminatı hesaplanırken yalnızca çıplak ücret değil; para veya para ile ölçülebilen düzenli menfaatler de dikkate alınıyor. Yemek, yol, yakacak gibi düzenli ödemeler de hesaplamaya dahil ediliyor.
Uzmanlar, hem işçi hem de işverenin mağduriyet yaşamaması için fesih süreçlerinde yasal bildirim sürelerine dikkat edilmesi gerektiğini vurguluyor.